google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Temmuz 2017

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Aktif Pasif Yönetiminde Vade Uyumu

Firmaların aktif pasif yönetiminde dikkat etmeleri gereken hususlardan biri de vade uyumudur. Aktif ve pasif yönetiminde vade uyumu ile ilgili aşağıda yer alan soru KPSS sınavında sorulmuştur.

Soru

1.      Firmaların, zamansal olarak değişebilen cari (dönen) varlıklarını kısa vadeli borç ile finanse etmelerinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
a.       Kısa vadeli faiz oranlarının genellikle uzun vadeli faiz oranlarına göre daha durağan olması
b.      Varlıklar ile borçların vadelerinin uyumlaştırılmasının riski azaltması
c.       Uzun vadeli borcu daha fazla kullanan bir firmanın borçlarının geri ödenmesinde, kısa vadeli borç kullanan diğer firmalara göre daha fazla zorlukla karşılaşması
d.      Getiri eğrisinin genellikle azalan bir eğime sahip olması
e.       Satışlar zaman içinde sabit kaldığında, finansman ihtiyaçlarının da sabit kalması

Çözüm

Firmaların sahip oldukların varlıklar (aktifler) ikiye ayrılır. Dönen varlıklar ve duran varlıklar. Dönen varlıklar hazır değerler, alacak ve stokları içerir. Duran varlıklar ise bina, makine, taşıt gibi yatırımları. Firmalar risk ve getiriyi dikkate alarak hangi varlığa ne düzeyde yatırım yapacaklarını belirler.

Firmaların yatırımlarını finansa edebilmeleri için kaynağa (pasife) ihtiyaçları vardır. Firmaların kaynağı borç ve özkaynak olmak üzere ikiye ayrılır. Borçlarda kendi içinde kısa ve uzun vadeli olmak üzere ikiye ayrılır.

Kısa vadeli borçlar dönen varlıkların finansmanında,
Uzun vadeli borçlar ise duran varlıkların finansmanında kullanılmalıdır.

Çünkü dönen varlıklara yapılan yatırımlar daha kısa sürede firmaya nakit girişi sağlayarak kısa vadeli borçların geri ödenmesine katkı sunarlar. Aksi durumda ise borçların ödenmesi zorlaşır. Örneğin temin ettiğiniz 3 ay vadeli bir borcu, yatırım süresi 2 yıl olan bir projeye ayırırsanız 3 ay sonra borcunuzu ödemekte zorlanabilirsiniz.

Cevap B şıkkında verilmiştir.
Yapılan yatırımlar (yatırım varlığa yapılır) ile borçların vadelerinin uyumlu olması firmanın riskini azaltır.

28 Temmuz 2017 Cuma

Portföy Risk ve Getirisi

Portföy risk ve getirisinin hesaplanmasına dair aşağıda yer alan soru, SPK Lisanslama sınavında sorulmuştur. Portföy risk ve getirisinin hesaplanmasında karşımıza çıkan tipik bir soru bu. Portföy risk ve getirisi ile ilgili bu soru aynı mantıkla oran ve durumlar değiştirilerek karşımıza çokça çıkıyor.

Muhtemel Olay
Olasılık
A'nın Getiri Oranı
B'nin Getiri Oranı
A
20%
25%
55%
B
15%
40%
25%
C
35%
20%
70%
D
30%
55%
30%
A ve B menkul kıymetleri portföyde eşit oranda yer almaktadır.

Soru
      1.      Yukarıdaki bilgilere göre, portföyün beklenen getiri oranı yüzde kaçtır?
a.      41,38
b.      18,86
c.       17,17
d.      14,91
e.       4,14

      2.      Yukarıdaki bilgilere göre, portföyün riski yüzde kaçtır?
a.      41,38
b.      18,86
c.       17,17
d.      14,91
e.       4,14

Soruda dört farklı muhtemel olaya dair iki menkul kıymetin getiri oranları verilmiş ve iki menkul kıymetin de %50 ağırlığının olduğu bir portföy oluşturulması istenmiştir. İlk önce her bir muhtemel olay için portföyün getiri oranını hesaplayalım.

Muhtemel Olay
Olasılık
A'nın Getiri Oranı
B'nin Getiri Oranı
Portföyün Getiri Oranı
A
20%
25%
55%
40,0%
B
15%
40%
25%
32,5%
C
35%
20%
70%
45,0%
D
30%
55%
30%
42,5%

Tablonun son sütununda yer alan “Portföyün Getiri Oranı” A ve B menkul kıymetlerinin getiri oranlarının tartılı ortalamasıdır. A muhtemel olayı için hesaplamayı yapacak olursak;

Portföyün Getiri Oranı (A olayı için) = %25 * %50 + %55 * %50 = %40
Yani A ve B’nin olası getirilerini ağırlıkları ile çarpıp topladık. Bu işlemi her bir muhtemel olay için yapmak gerekmektedir. Böylece dört farklı durum için “Portföyün Getiri Oranı”nı bulmuş olduk. Menkul kıymetlerin portföydeki ağırlıkları eşit olduğu için A ve B’nin ortalaması alınarak da aynı sonuç bulunabilirdi. Ancak ağırlıklar farklı olduğunda, bazen farklı verilebilir örneğin A’nın ağırlığı %60 B’nin ağırlığı %40 gibi, ortalama alarak doğru sonuca ulaşamayacağımız için yukarıdaki hesaplamayı esas almakta fayda var.

Şimdi portföyün beklenen getirisini hesaplayalım.

Muhtemel Olay
Olasılık
A'nın Getiri Oranı
B'nin Getiri Oranı
Portföyün Getiri Oranı
A
20%
25%
55%
40,0%
B
15%
40%
25%
32,5%
C
35%
20%
70%
45,0%
D
30%
55%
30%
42,5%
Beklenen Getiri


41,38%

Bir menkul kıymet veya portföyün beklenen getirisini bulmak için her bir muhtemel olayın olasılığı ile getiri oranını çarparak elde ettiğimiz sonuçları toplarız. Böylece beklenen getiriye ulaşmış oluruz. Yani portföyün beklenen getirisi; %20 * %40 + …… + %30 * %42,5 = %41,38

Portföyün beklenen getirisi %41,38’dir. Oldukça yüksekmiş…

Gelelim portföyün riskine, yani standart sapmasına.

Muhtemel Olay
Olasılık
Portföyün Getiri Oranı
PGO - Portföyün Beklenen Getirisi
(PGO - PBG)2
(PGO - PBG)2 * Olasılık
A
20%
40,0%
-1,38%
0,000189063
3,78125E-05
B
15%
32,5%
-8,88%
0,007876563
0,001181484
C
35%
45,0%
3,62%
0,001314063
0,000459922
D
30%
42,5%
1,13%
0,000126563
3,79688E-05
Beklenen Getiri
41,38%
Varyans
0,001717188
Standart Sapma
0,041438961

Portföyünün standart sapmasını bulmak için ilk olarak her bir olaya ait “Portföyün Getiri Oranından” daha önce bulmuş olduğumuz “Portföyün Beklenen Getirisini” çıkarıyoruz.
A olayı için: %40 - %41,38 = -%1,38.

Sonraki işlem bir sonraki sütunda yer alıyor. Burada da önceki sütunda hesapladığımız değerlerin karesini alıyoruz.

En son sütunda ise bir önceki sütunda hesapladığımız değerleri ilgili durumun olasılığı ile çarpıyoruz. Dört farklı olay için bulduğumuz değerleri topladığımızda porföyün varyansına ulaşmış oluyoruz. Varyansın karekökünü aldığımızda ise portföyün riskine yani standart sapmasına ulaşıyoruz.

Portföyün riski, standart sapması %4,14. Bu da baya düşükmüş.

Birinci sorunun cevabı A şıkkında, ikinci sorunun cevabı E şıkkında verilmiş.   

Soruyu Excel’de çözdüm. Anlatımda kafa karışıklığına sebep olmaması için formüllerden bahsetmedim. Konu anlatımlarında formüller genellikle bulunur zaten. Burada sadece soruya odaklandım.

Umarım çocukken televizyonda izleyip de bir türlü yapamadığımız kağıt katlayarak şekil oluşturma anlatımlarına benzememiştir :)

Başarılar dilerim.

27 Temmuz 2017 Perşembe

TEST 11

Üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokullarında okuyan öğrenciler ve finansal okuryazarlık düzeylerinin artırmak isteyenler için bloğumda Soru – Cevap bölümü oluşturdum. Soruların altında bulunan web adresine gittiğinizde sorunun cevabına ilgili yazıdan ulaşabilirsiniz. Kamu Personeli Seçme Sınavı, Müfettişlik / Uzmanlık Sınavları, Sermaye Piyasası Kurulu Lisanslama Sınavları ve Banka Sınavlarına hazırlıkta da faydalı olacağını düşündüğüm sorulardan oluşan testlerden on birincisi…
Gördüğünüz gibi Soru – Cevap bölümünün faydasının olmadığı bi sınav yok :) Buyrun o zaman…
   
      1. Sermaye piyasasının en önemli kurumu hangisidir?
a.       Sigorta şirketleri
b.      Bankalar
c.       Borsalar
d.      Düzenleyici ve denetleyici kurumlar

2.      Ringit hangi ülkenin para birimidir?
a.       Hindistan
b.      Güney Kore
c.       Malezya
d.      Arjantin

3.      Vadeli mevduat hesabında belirli bir dönemde faizlendirme sayısı artıkça faiz geliri artar bu ifade…
a.       Doğrudur
b.      Yanlıştır

4. Açıklanan yıllık enflasyon %8, beklenen yıllık enflasyon %6 olduğunda, %8 net faiz ile bugün 1 yıllığına parasını bankaya yatıran birinin beklenen reel getirisi yüzde kaç olur?
a.       0
b.      1,89
c.       2
d.      8

5.      Türkiye’de 6 aydan 1 yıla kadar (1 yıl dahil) açılan vadeli hesaplar yüzde kaç oranında stopaja tabidir?
a.       10
b.      12
c.       13
d.      15

     6. Yabancı yatırımcının 2002-2007 yılları arasında Türkiye’de mevduat hesaplarında sağladığı reel faiz, yerli yatırımcıdan daha fazladır. Bu ifade…
a.       Doğrudur
b.      Yanlıştır

7.      Özel sermayeli ticari bankalara aşağıdakilerden hangisi bir örnektir?
a.       Yapı ve Kredi Bankası
b.      Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası
c.       Türkiye Vakıflar Bankası

8.      Özel finans kurumları hangi yıl yapılan düzenleme ile “Katılım Bankaları” olarak adlandırılmıştır?
a.       1999
b.      2002
c.       2005
d.      2008

      9. Yenilenemeyen ve vadesi dolan bir borcun ödenememesi hangi risk kapsamında değerlendirilir?
a.       Kredi riski
b.      Faiz oranı riski
c.       Kur risk
d.      Likidite riski

10.  Türkiye’de bankaların fon kaynaklarının yaklaşık yüzde kaçını mevduat oluşturmaktadır?
a.       45
b.      55
c.       65
d.      70