google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Dolarda Sona mı Gelindi?

5 Mayıs 2017 Cuma

Dolarda Sona mı Gelindi?

        Referandum öncesinde 3,74 seviyelerinde olan Dolar kuru 3,52’lere kadar geri çekildikten sonra Fed toplantısı sonrasında 3,56 seviyelerine kadar çıktı. Fed toplantısında faiz artırım kararı çıkmamasına rağmen Haziran ayı toplantısında faiz artırımına gidilebileceği beklentisi ile bir sıçrama oldu. Dolayısıyla, bu toplantıda faiz artırımına gidilseydi ne olurdu diye sormamak da mümkün değil. İlk olarak söz konusu geri çekilmenin nedenlerini anlamaya çalışalım. Ondan sonra da ilerisi için neler olabileceğini yorumlayalım.

            Dolar neden değer kaybetti?

            Başka bir ifade ile TL neden değer kazandı. Bu nedenleri 4 başlık altında toplayabiliriz.

1.      Artan faiz oranları

Merkez Bankası Ocak ayının ortalarından bu yana ciddi oranlarda faiz artışlarına gitti. Aşağıda yer alan grafikten de görüleceği üzere merkez bankası ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti %8,28 seviyesinden %11,94’e kadar yükseldi. Bu durum kamu borçlanma senetlerine ve mevduat faizlerine yansıdı. Dolayısıyla gelişmiş ülke faiz oranları ile karşılaştırıldığında yüksek karşılanabilecek bu oranlardan yabancı yatırımcılar yüklü miktarlarda DİBS satın aldı. Bu şekilde gelen döviz, TL’nin değer kazanmasında en önemli role sahiptir diyebiliriz. Yılbaşından bu yana Merkez Bankası faizleri %44 oranında artırmış oldu. Ancak artışların politika faizi yerine GLP ile yapılması ve bu durumun Ocak ayı ortalarından günümüze kadar sürdürülmesi yapılan faiz artışlarının etkisini azaltıyor ve daha fazla artış yapma gereğini beraberinde getiriyor. Dolayısıyla Merkez Bankasının GLP uygulamasından vazgeçmesiyle, gereksiz faiz artışlarının önüne geçebileceğini belirtebiliriz.  


2.      CDS Priminde azalış

Türkiye’nin risk primi (CDS, Credit Default Swap) referandum belirsizliğinin ortadan kalmasından sonra belirgin şekilde düşüş gösterdi. Aşağıda yer alan grafikte bu durum görünüyor. Burada CDS, Türkiye’nin kamu borçlanma senetlerine yatırım yapan yatırımcılar alacaklarının ödenmeme riskine karşı sigorta yaptırmak istediklerinde, ödeyecekleri risk primini gösteriyor. Türkiye’nin kredi riskindeki azalış devlete borç verecek yabancı yatırımcıların maliyetini azaltarak onları bu yatırıma teşvik etmiş oluyor.


3.      Negatif Ayrışan Türk Lirası

Türk Lirası 2017 yılında Dolar karşısında referandum öncesine kadar en çok değer kaybederken para birimi oldu. Hatta Dolar çoğu para birimi karşısında değer kaybederken, TL karşısında değer kazandı. Bu durumu ilgili yazıdan görebilirsiniz. Yatırımcılar aşırı tepki verdikleri düşüncesi ile düzeltme hareketi içerisinde bulunmuş olabilirler.

4.      Dolar Endeksi

Aşağıda yer alan grafikten de görüleceği üzere, Dolar gelişmiş ülke para birimleri karşısında referandumdan bu yana %1,6 oranında değer kaybetti. 2017 yılı başlarında başlayan, Doların gelişmiş ülke para birimlerine karşı olan değer kaybı devam ediyor. Bu süreçte Doların TL karşısındaki değer kaybı ise %3,9 oranında. Yani Dolar uluslararası piyasalarda değer kaybediyor, yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı TL karşısındaki değer kaybı ise daha yüksek oluyor.

  
           Dört başlık altında anlatmaya çalıştığım nedenlerden dolayı son dönemde TL, Dolar karşısında değer kazandı. Peki bu durum devam edecek mi? Bu sorunun cevabı iki önemli faktöre bağlı. Dolar endeksi ve Merkez Bankası faizi. Dolar endeksi düşmeye devam ederse, Merkez Bankası da faiz artırırsa TL güçlenmeye devam edebilir. Bu durumlarını olasılıklarına bakalım.

            Dolar endeksi ne olur?

          Küresel finans krizinin etkilerinin azaltmak adına parasal genişleme süreci başlatan Fed’e diğer gelişmiş ülkelerin merkez bankaları da bir süre sonra eşlik etti. Ancak ABD’nin küresel finans krizinin etkilerinin üzerinden daha erken attığı belirtilebilir. Bu durumu ilgili yazıdan okuyabilirsiniz. Diğer gelişmiş ülkelerin ekonomik göstergelerindeki iyileşmenin devam etmesi onların parasal genişleme sürecinden çıkmasına mani oluyor. ABD ise faiz artırımlarına başladı ve bu yıl 3 artırım öngörülüyor. Aynı zamanda 2017 yılsonunda bilanço daraltmaya başlayacaklar. Bu durum Dolara olan talebi artırabilir ve Dolar endeksinin artmasını veya en azında daha da düşmemesini beraberinde getirebilir. Bu durumun ise TL’yi desteklemeyeceği açıktır.

            Merkez Bankası faiz artırır mı?

            Yılbaşında bu yana Merkez Bankası ortalama faiz oranı %44 oranında arttı ve %11,94’e kadar çıktı. Bu durum mevduat ve DİBS faiz oranlarına bir miktar yansıdı. Ancak yeterli geldiği pek söylenemez. Zira mevduat ve DİBS’e yatırım yapan yatırımcıların reel getirisi yüksek enflasyondan dolayı hala negatif olabilmekte. Diğer taraftan yabancı ülkede yaşayan yatırımcıların ülkelerindeki %1 düzeylerinde enflasyon düşünüldüğünde, yabancı yatırımcıların kur riski alarak %11-%12 düzeylerindeki nominal getirilere razı olabildikleri söylenebilir. Son dönemde TL’deki değerlenmenin arkasında da zaten bu durum yatıyor.

            Merkez Bankası politika faizine dönse ve enflasyon oranının en az 3, 4 puan üzerinde bir faiz belirlese, başka bir ifade ile faiz oranlarını %15, %16 düzeylerine çıkarsa. Bu durumda içeride riskler yükselmezse, yabancı yatırımcılardan yüklü miktarda girişler görebiliriz. Bu durum TL’yi destekler aynı zamanda Merkez Bankasının enflasyon ile mücadelesine de ciddi katkı sonar. Zira son dönemde enflasyondaki artışın en önemli nedeninin kurdaki artış olduğu biliniyor. Merkez Bankası geçmişte yüksek faiz düşük kur olarak adlandırılan politika ile bir miktar başarılı oldu. Merkez bankasının geçmiş dönemde uyguladığı yüksek faiz düşük kur politikası için ilgili yazı, günümüzle o dönemin bir karşılaştırması için ise bu yazı okunabilir. Peki şimdi dener mi? Merkez Bankası politika faizini %15, %16’ya çıkarır mı? Sanırım böyle bir ihtimal pek yok.

            O zaman;

Dolar endeksinin düşmediği, Merkez Bankasının da faiz artırmadığı bir durumda;

Enflasyon oranının %12’e dayandığı,          
Potansiyel büyüme oranının altında büyüyen, ilerleyen yıllarda da benzer şekilde potansiyel büyüme oranından daha düşük hızlarda büyümesi beklenen,
İşsizlik oranı uzun zamandır çift hanelerde olan ve hedefin tek hane olarak görüldüğü,
Cari açık sorunumuzun düşen enerji fiyatları ve artan kur ile kısmen sürdürülebilir duruma getirildiği,
Ekonomik olarak tek güçlü yanı mali disiplin olan ancak bu durumunun ekonomik büyüme gerekçeleri ile ikinci plana atıldığı,
            Jeopolitik riskin inişli çıkışlı yüksek seyrini sürdürdüğü,

Ülkemizin para biriminin değerlenmesini beklemek maalesef pek gerçekçi görünmemektedir. 

5 yorum:

  1. Bugün bi haber vardı hazine %5,87 yıllık faiz le dolar cinsinden 30 yıllık borçlanmış bunun nasıl bir etkisi olur çok yüksek bir faiz değil mi yanlış mı okudum

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kredi notumuzun düşmesinin yansımadı. Özel sektör de benzer şekilde daha yüksek faizler ile borçlanıyor. Kötüleşen ekonomik görünümün bir sonucu. Maalesef işimiz gittikçe zorlaşıyor.

      Sil
  2. Sanırım burada yabancı yatırımcı ile yerli yatırımcı/mevduat sahibi arasında bir denge oluşturulmaya çalışılıyor.

    Yabancı yatırımcı zaten kendi ülkesindeki düşük faiz yüzünden biz ne versek (makul ölçülerde) kabul edecek gibi. Burada sanki mesele faiz değil de kur farkı gibi. Yabancının esas işini zorlaştıran habire oynayan kur. Onu çözersek negatif faiz yabancı için sorun değil.

    Yerli ise hem negatif faiz hem de kur açısından sıkıntılı. Zaten enflasyon nedeniyle parası değer kaybetmekte, bir de durumlar belirsizleşince dolara yöneldi sanırım önemli kısmı. Hatta aslında sermaye hareketleri serbestisi nedeniyle aslında yerli yatırımcının da dolar üzerinden düşünüp yatırım yaptığı ve artık yabancıdan pek farkının kalmadığını düşünüyorum. Her ikisi de dolar üzerinden duruma bakıyor. Yabancı kendi ülkesindeki enflasyonu gözönüne alırken yerli artık dolar üzerinden yaşadığı için yabancı gibi davranmakta bence. Nasıl olsa dolarla yatırım yapan adam için yerli enflasyonun bir anlamı yok. Bu durumda sadece dolar kuru önem taşımakta bence artık.

    YanıtlayınSil
  3. merhaba konu dışında bir şeyler sormak istiyorum.
    merkez bankası döviz swap yoluyla tl yi desteklemesi ne anlama geliyor?
    merkezin uyguladığı döviz swap işlemleri nasıl gerçekleşiyor ve kura nasıl etki ediyor?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazı faydalı olabilir. http://www.businessht.com.tr/yorum/haber/1356885-swap-ihalesi-nedir-neden-yapilir

      Sil