google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Mevduat

20 Mart 2017 Pazartesi

Mevduat

Birey ya da kurumlar tarafından yetkili kurumlara yatırılan paralara mevduat denir. Mevduat hesabı olan kişiye de mudi adı verilir. Yabancı para yatırılarak açılan hesaplara ise döviz tevdiat hesabı adı verilmektedir. Türkiye’de faiz esasıyla işlem yapan ticari bankalar ve kar payı esasıyla işlem yapan katılım bankaları mevduat toplama yetkisine sahiptir. Söz konusu bankalar dışında, Türkiye’de mevduat toplama yetkisi olan bir kurum bulunmamaktadır. Mevduat bankaların en önemli fon kaynağıdır. 2017 yılı itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların fon kaynaklarının %55’i mevduattan oluşmaktadır.

Mevduat Türleri Nelerdir?

Mevduat türleri deyince ilk olarak akla vade açısından yapılan sınıflandırma gelmektedir. Buna göre mevduat hesapları 3’e ayrılarak incelenebilir.

Vadesiz Mevduat: İstenildiği zaman paranın çekilebildiği ve ticari bankalar tarafından genellikle faiz işletilmeyen, talep edilmesi halinde işletilse bile oldukça düşük faiz oranına sahip mevduat hesaplarıdır. Dolayısıyla vadesiz mevduat hesapları bankalar için düşük maliyetli, önemli bir fon kaynağıdır. 2017 yılı itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların fon kaynaklarının %11’ini vadesiz mevduat hesapları oluşturmaktadır.

Vadeli Mevduat: Paranın yatırıldığı tarihten belirli bir süre sonra çekilmek koşuluyla açıldığı hesaptır. 2017 yılı itibariyle Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların fon kaynaklarının %44’ünü vadeli mevduat hesapları oluşturmaktadır. Vadeli mevduat hesabı açmak amacıyla bankaya paranın yatırıldığı günün ertesi iş gününe valör tarihi adı verilir. Faiz hesaplamalarında valör tarihi dikkate alınır. Yatırılan paranın banka tarafından hemen değerlendirilemeyeceği düşüncesi ile bu uygulamaya gidilmiştir. 
Vadeli mevduat hesaplarında bankalar paranın ne zaman çekilebileceğini bildiği için hesap durumunu buna göre ayarlamaktadırlar. Ayrıca ülkemizde kısa vadeli mevduat hesabı açtırıp vade sonunda yenileme yapılması da yaygın hale gelmiştir. Bu alışkanlık ve farklı nedenlerden dolayı ülkemizde mevduatın ortalama vadesi oldukça kısadır.  


Yukarıda yer alan grafikte 2017 yılı Ocak ayı itibariyle mevduat hesaplarının vade dağılımı bulunmaktadır. Buna göre mevduatın %20’si vadesiz, %14’ü 1 Aya Kadar vadeli, %54’ü de 1-3 Ay arasında vadeye sahiptir. 1 Yıl Üzeri mevduatın toplam mevduat içindeki payı sadece %4’tür. Bankalar topladığı mevduatı krediye dönüştürmekte, bu kredilerde de vadeler yıllar ile ifade edilmektedir. Bu durum da faiz oranı riskini beraberinde getirmektedir. Faiz oranlarındaki dalgalanma vadesi kısa olan mevduata hemen yansımaktadır. Örneğin faiz oranları artığında banka mevduata daha yüksek faiz işletmeye başlamakta ancak görece düşük faiz ile verdiği kredilere bu artışı yansıtamamaktadır. Bu durumda karlılıkta azalmayı beraberinde getirmektedir. Bu açıdan bakıldığında faizlerin azalması da bankanın lehine olmaktadır.
Türkiye’de bankalar mevduatın vadesini uzatmak için özelikle son yıllarda uzun vadeli mevduatlara daha yüksek faiz işletir hale gelmişlerdir. Yine aynı amaçla belirli dönemlerde faizin çekilebildiği, hatta vadesizden önce paranın çekilmesi halinde bile belirli oranlarda faiz işletilebilen mevduat hesapları oluşturmuşlardır.
Mevduatın ortalama vadesinin kısalığı sadece bankaları değil, özellikle tasarruf açığı bulunan bizim gibi ülkelerde tasarrufların devamlılığını sağlama ve tasarrufları artırma gereğinden dolayı, devlet kurumlarını da ilgilendirmektedir. Bu konunun önemine binaen 2012 yılında yapılan düzenleme ile mevduat faizine uygulanan stopaj oranları güncellenmiştir. Buna göre TL hesaplara ödenen faizden, 6 aya kadar vadeli hesaplarda %15, 1 yıla kadar vadeli hesaplarda %12, 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda %10 oranında stopaj kesintisi yapılmaktadır. Bu oranlardan da devletin mevduatın vadesini uzatmak istediği anlaşılmaktadır. Ancak sanırım istenen sonuç o tarihten bu yana pek alınamamıştır. Mevduatın vadesi hala kısadır. Bu durumun birçok nedeni olabilir. Vade uzadıkça stopaj oranlarının azaldığının mudiler tarafından bilinmiyor olması, mudilerin geleceğe dönük sağlıklı öngörüler yapamadıklarını düşünmeleri, bu durumun önemli nedenleri olabilir. Bu noktada tüm paranızı tek bir hesapta değil, farklı vadelere sahip hesaplarda değerlendirmeniz avantajlı olabilir.

İhbarlı Mevduat: Bu mevduat türünde mudi, parasını çekmek istediği tarihi belirli bir süre önce bankaya bildirmek zorundadır. Özellikle yüksek montanlı hesapların talebini karşılamak bankaları bazen zor durumda bırakabilir. İhbarlı mevduat bu yönüyle bankaların elini rahatlatmaktadır. Bankaların nakit değerleri hakkında bilgi için 16 Mart 2017 tarihli “Türkiye Bankalarının Likidite Riski” başlıklı yazıma başvurabilirsiniz.

            Bankalarda açılmış tasarruf mevduatı hesaplarının 100.000 TL’lik kısmı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kapsamında, yani devlet garantisi altındadır. Bu tutardan fazla tasarrufu olanların söz konusu tasarruflarını birden fazla bankada değerlendirmeleri faydalı olabilir. Zira bankanın batması halinde devlet tasarrufunuzun 100.000 TL’ye kadar olan kısmını ödeyecektir.

1994 yılında 5 Nisan Kararları olarak bilinen kararlar ile tasarruf mevduatına %100 devlet güvencesi verilmiştir. 2001 yılında yaşanan kriz sonrası devlet garantisi 50.000 TL ile sınırlandırılmış, bu tutar 2013 yılında 100.000TL’ye çıkartılmıştır. Tasarruf mevduatına devlet garantisi verilmesinin amacı bankacılık sektörüne duyulan güveni artırmak ve tasarrufları finansal sisteme çekmektir. 10 yıl içinde aranmayan mevduat hesapları zaman aşımına tabidir ve söz konusu tutarlar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na gelir olarak yazılır. 

4 yorum:

  1. Bankaların fon kaynaklarının %45 ı nereden gelmekte ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğer borçlanma araçları ve özkaynak.

      Sil
    2. Mevduat güvence altında ama ...karşılıksız satılan hazine bonolarında güvence yook

      Sil
    3. Sirasiyla ozkaynak, merkez bankasindan alinan kisa vadeli borclar, uluslararasi bankalardan alinan borclar ve digerleri

      Sil