google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Dolar Neden Değer Kaybediyor?

1 Mart 2017 Çarşamba

Dolar Neden Değer Kaybediyor?

Şubat ayında Amerikan Doları Türk Lirası karşısında yaklaşık %4 oranında değer kaybetti. Dolar Ocak ayında en yüksek değerine 3,94’lü seviyelere ulaştı sonra 3,55'lere kadar geri çekildi ve Şubat ayını 3,60 Liradan kapattı. Son zamanlarda finans çevreleri dolardaki değer kaybı üzerine kafa yoruyor. Bu yazıda Doların Türk lirası karşısında tarihinin en yüksek değerine ulaştıktan sonra yaklaşık dört hafta boyunca düşüş kaydetmiş olmasının nedenleri üzerinde duracağım.

1.      Trump Etkisi


8 Kasım 2016 tarihinde gerçekleştirilen ABD başkanlık seçimini sürpriz bir şeklide Donald Trump kazandığında, Amerikan Doları özelikle ilk haftalarda birçok para birimine karşı önemli ölçüde değer kazandı. Trump’ın ekonomi politikalarına dönük görüşleri piyasa tarafından beğenilmiyordu. Hatta “taç giyen baş akıllanır” şeklinde yorumlar yapılıyor veya temenniler dile getiriliyordu. Bir nebze de olsa öyle oldu ve Dolar Ocak ayının ikinci yarısından itibaren değer kaybetmeye başladı.


Hazırladığım grafikten de görüleceği üzere bu süreçte (8 Kasım 2016 – 28 Şubat 2017) Amerikan Doları gelişmiş ülke para birimleri karşısında yaklaşık olarak %3, Türk Lirası karşısında %15 ve Meksika Pezosu karşısında %9 oranında değer kazanırken, İsrail Şekeli karşısında %4 ve Rus Rublesi karşısında %8 oranında değer kaybetti. Türk Lirasının, Trump’ın politikalarından en çok etkilenmesi beklenen Meksika Pezosundan çok daha fazla değer kaybetmesi dikkat çekmektedir. Türk Lirası bu süreçte, Şubat ayındaki %4’lük yükselişe rağmen, en çok değer kaybeden para birimi olmuştur. Aşağıda yer alan grafikte ise ABD Dolar Endeksi, Dolar karşısında en çok değer kaybeden Türk Lirası ve Meksika Pezosu ve Dolar karşısında en çok değer kazanan Rus Rublesi ve İsrail Şekili bulunmaktadır. Seçimden hemen sonra Dolar en fazla Meksika Pezosuna karşı değer kazanmıştır.


2.      Faiz Artırımı

Takip edebildiğim kadarıyla bu konuyu çarpıcı bir şekilde ilk olarak Mahfi Eğilmez Bey gündeme getirdi. Hazırladığı grafikte Merkez Bankasının faizleri artırması ile Doların değer kaybetmesi açıkça görülmekteydi.
Bu durum bana 2006 yılının Mayıs ve Haziran aylarını hatırlatmaktadır. O zaman da FED faiz artırıyor, 2003 yılında başladığı faiz artırımlarını Haziran 2006’da  %5,25’e kadar çıkartıyordu. Dolayısıyla sermaye Amerikan piyasalarına yöneliyor, özellikle gelişmekte olan ülke para birimleri Dolar karşısında önemli oranlarda değer kaybediyordu.  Dolar Mayıs ayındaki 1,30’lu seviyelerinden 1,70’lere çıkıyor iki ay gibi kısa bir sürede Türk Lirası %30’lara varan değer kaybı ile Dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oluyordu. Haziran ayında da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faizleri önemli ölçüde arttırıyor, yüksek faiz oranları yabancı yatırımcıları tekrardan ülkeye çekiyor Dolar değer kaybetmeye başlıyor ve 1,15’li seviyelere kadar geri çekiliyordu. Dolardaki düşük seyir de küresel finans krizinin etkilerini hissettirmeye başladığı Eylül 2008’e kadar devam ediyordu.
Mahfi Eğilmez Beyin hazırladığına benzer bir grafik ve 2006 yılına ait grafik aşağıda yer almakta. Aynı zamanda 2006 yılında yaşadığımız durum da sanırım pek farklı değil. Evet tarih tekerrür ediyor diyebiliriz.


Grafikler ben bu filmi görmüştüm dedirtecek cinsten. Türk Lirası Dolar karşısında en çok değer kaybeden para birimi oluyor. 2006 yılında %30, Trump Sonrası dönemde %25 oranında değer kaybediyor. Doları durdurabilmek adına faizleri yükseltmek zorunda kalıyoruz. 2006 yılında faiz oranları %38, Trump sonrası dönemde ise %33 oranında artıyor. Sonrasında da Dolar değer kaybetmeye başlıyor. Her iki dönemde de Türk Lirasının rekor kayıplarının arkasında Türkiye’nin kendi sorunlarından kaynaklı risklerin olduğunu belirtmekte de fayda var.

3.      Kar Realizasyonu

ABD başkanlık seçiminden Ocak ayı sonuna gelindiğinde Amerikan Doları Türk Lirası karşısında %25 oranında değer kazanmıştı. Bu durum bazı yatırımcılar tarafından kar realizasyonu olarak değerlendirilmiş olabilir. Bu nedenle de Türk Lirasının değer kaybı %15’lere gerilemiş olabilir. Aslında Doların Şubat ayındaki değer kaybına, Türk Lirasının toparlanması desek daha uygun olacaktır.

4.      Net Hata ve Noksan

Kaynağı belirlenemeyen döviz giriş ve çıkışlarını ifade eden net hata ve noksan 2015 yılında yaklaşık 10, 2016 yılında da yaklaşık 11 Milyar Dolarla rekor düzey gerçekleşti. 2016 yılının Kasım ayında yaklaşık 3, Aralık ayında ise yaklaşık 2 milyar Dolar olarak kaynağı belirsiz döviz girişi gerçekleşti. Söz konusu döviz girişinin Ocak ve Şubat aylarında da devam etmiş olması Türk Lirasının toparlanmasının nedenleri arasında sayılabilir. Bu durumu ise rakamlar açıklandığında görebileceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder