google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz

19 Haziran 2017 Pazartesi

TEST 7

Üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokullarında okuyan öğrenciler ve finansal okuryazarlık düzeylerinin artırmak isteyenler için bloğumda Soru – Cevap bölümü oluşturdum. Soruların altında bulunan web adresine gittiğinizde sorunun cevabına ulaşabilirsiniz. Kamu Personeli Seçme Sınavı, Müfettişlik / Uzmanlık Sınavları, Sermaye Piyasası Kurulu Lisanslama Sınavları ve Banka Sınavlarına hazırlıkta da faydalı olacağını düşündüğüm sorulardan oluşan testlerden yedincisi…
Gördüğünüz gibi Soru – Cevap bölümünün faydasının olmadığı bi sınav yok :) Buyrun o zaman…

1.    Borsa İstanbul Hisse Senedi Piyasası’ndan sağlanan Dolar bazında ortalama yıllık getiri yaklaşık olarak yüzde kaçtır?
a.       15
b.      25
c.       40
d.      60

2.    “Foreks uluslararası döviz piyasaları anlamına gelmektedir.” Bu ifade…
a.       Doğrudur
b.      Yanlıştır

3.      Şubat ve Mart 2017’de TL’nin Dolara karşı değer kazanmasında hangi faktörün etkili olduğu söylenebilir?
a.       Yaklaşan referandum
b.      Yüksek gelen enflasyon oranı
c.       Kar realizasyonu

4.      “Bankaların en temel fonksiyonu tasarruf sahiplerinden mevduat toplayıp, fon ihtiyacı olanlara kredi vermektir.” Bu ifade…
a.       Doğrudur
b.      Yanlıştır

5.      Bileşik faiz yönteminde para…
a.       Artarak artar.
b.      Azalarak artar.
c.       Sabit artış gösterir.

6.      Zloti hangi ülkenin para birimidir?
a.       Rusya
b.      Endonezya
c.       Arjantin
d.      Polonya

7.      Faizinde faizinin hesaplandığı yöntem hangisidir?
a.       Basit faiz
b.      Bileşik faiz

8.      Bir miktar para %100 faiz oranı üzerinden ne zamanda 2 katına çıkar?
a.       6 ay
b.      1 yıl
c.       2 yıl

9.      Vadeli mevduat hesabı açtırırken, vade seçiminde hangi faiz oranını dikkate almak en doğru yaklaşım olur?
a.       Nominal faiz oranı
b.      Reel faiz oranı
c.       Efektif faiz oranı

10.  Satın alma gücündeki artışı ne gösterir?
a.       Reel faiz
b.      Nominal faiz
c.       Enflasyon oranı

16 Haziran 2017 Cuma

Teşviklerin Bütçeye Etkisi

      Maliye Bakanlığı 2017 yılı Mayıs ayı bütçe gerçekleşmelerini açıkladı. Ekonomik büyümenin desteklenmesi adına uygulanan genişlemeci maliye politikası bütçe disiplinini bozuyor. Yıllardan beri düşük seyreden bütçe açıkları artmaya başladı. Ekonomik büyüme için bu alanın kullanıldığını söyleyebiliriz.

      2017 yılı Mayıs ayında 3,7 milyar TL fazla veren bütçe, 2017 yılı Mayıs ayında 6,4 milyar TL fazla verdi. Geçen ay açık veren bütçe bu ay fazlaya dönmüş oldu.


Mayıs ayında bütçe gelirleri önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık %16 oranında artarak 57,5 milyar TL olurken, bütçe giderleri yaklaşık %11 oranında artarak 51,1 milyar TL’ye yükseldi.  
 
Ocak – Mayıs 2016 döneminde bütçe 9,1 milyar TL fazla vermişken, Ocak – Mayıs 2017 döneminde bütçe 11,5 milyar TL açık verdi.   

 
Ocak - Mayıs 2017 döneminde bütçe gelirleri önceki yılın aynı dönemine göre %10,5 oranında artarak yaklaşık 255 milyar TL olurken, bütçe giderleri %20,2 oranında artarak yaklaşık 267 milyar TL’ye yükseldi. 

  
Bu veriler ışığında bütçe gelirlerinin oldukça sınırlı arttığını, hatta enflasyon oranının altında bir artış gösterdiğini görüyoruz. Bütçe giderlerindeki artış ise gelirlerdeki artışın iki katı. Uygulanan genişlemeci maliye politikasının bütçe gelirlerinin sınırlarken bütçe giderlerini önemli oranlarda artığını belirtebiliriz.

      Genişlemeci maliye politikası ekonomik büyümeye yaptığı katkı yadsınamaz. İlk çeyrekte %5 büyüyen Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrekte de yüksek bir büyüme oranı yakalayabilir. Ancak genişlemeci maliye politikasının uzun süre sürdürülemeyeceği dikkate alınırsa, büyümenin istikrar kazanması için yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğu da bir gerçek. Yoksa bir süre sonra düşük büyüme oranları ve kısa vadeli kazanımlar için elimizden kaçan mali disiplinin ortaya çıkaracağı problemler ile karşı karşıya kalabiliriz. 
       Mali disiplinin önemine dair ilave bilgiler için ilgili yazım okunabilir.

11 Haziran 2017 Pazar

İnşaat Halinde Ev Almak Avantajlı mıdır?

Son yıllarda birçok kişi inşaat halinde ev alma yoluna başvurmaktadır. Böylece hayallerindeki eve daha uygun koşularda kavuşmayı ummaktadırlar. Peki, bu beklenti ve karşılaşılan sonuçlar ne kadar uyumludur. İnşaat halinde bir ev satın aldığınızda büyük bir risk de aldığınızı bilmeniz gerekir. Geçmişe baktığımızda bu konuda mağdur olan birçok insan bulunmaktadır. Müteahhidin yükümlülüklerini yerine getirememesi, hapse düşmesi veya insanların dolandırılarak mağdur edildiği birçok örnek gösterilebilir. İnşaat firması ve arsa sahibinin arasında anlaşmazlıklar doğarak daire sahipleri mağdur durumda kalabilir. Çeşitli nedenler ile tamamlanamamış dairelerin, sahipleri tarafından bitirilmesi durumu ortaya çıkabilir.

Bu riskler söz konusu iken inşaat halinde ev almak mantıklı mıdır? Bu soru size sunulan fiyat ve sizin risk almaya ne kadar iştahlı olduğunuzla alakalıdır. Gerçekten çok makul bir fiyat size teklif edilmiş olabilir. Siz de bu durumu değerlendirmek istiyor olabilirsiniz. Şayet böyle bir alışveriş yapacaksanız birçok projeye imza atmış, çevresinde iyi tanınan bir müteahhit ile anlaşmanız önerilebilir. Ancak olumsuz ekonomik durumların bütün girişimcileri zor durumda bırakabileceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla böyle bir alışveriş yapacaksanız aynı zamanda bir bankadan konut kredisi kullanmanız da tavsiye edilebilir. Bitmemiş bir ev için kredi bulmak zor olabileceği gibi, aksine müteahhidin anlaştığı bir banka da bulunabilir. Böylece banka garantisinin verdiği rahatlıkla uykusuz geceler geçirmemiş olursunuz. 

Burada başka bir konu, inşaat halinde ev almanın avantajlı olduğu yönündeki genel algının doğru olup olmadığıdır. İnsanlar genellikle anahtar teslimine kadar inşaat firmasına ödedikleri paranın, anahtar teslim tarihindeki değerini hesaplamazlar. Oysa ilgili ödemelerin maliyetinin de hesaplanması gerekmektedir. Şöyle de düşünülebilir, her ay yapılan ödemeler ile mevduata, dövize, altına veya hisse senetlerine yatırım yapsaydım anahtar teslim tarihinde bu ödemeler kaç liraya ulaşırdı?  Bu hesap yapıldıktan sonra inşaat halinde ev almanın avantajlı olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Böyle bir hesap yaptığınızda alışverişinizin aslında çok da avantajlı olmadığını görebilirsiniz. Almış olduğunuz risk ve uykusuz geceleriniz cabası olacaktır. Bazen insan ne kadar büyük bir risk aldığının farkına maalesef çok geç varmaktadır. İnşaat halindeki bir evi satın almak bu duruma çok güzel bir örnektir. Bu duruma başka güzel bir örnek de geliri döviz cinsinden olmayan kişilerin dövizli kredi kullanmalarıdır. Maalesef bu hata da toplumuzda yaygın olarak yapılmaktadır. Gerçi, Japon Yen’ine endeksli kullandırılan konut kredileri küresel krizin de etkisiyle büyük sorunlar doğurduğu için, BDDK tarafından gerçek kişilerin dövizli konut kredisi kullanmaları yasaklanmıştır. Firmalar ise belirli kriterlere göre döviz kredisi kullanabilmektedir. 

7 Haziran 2017 Çarşamba

TEST 6

Üniversitelerin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinde, Uygulamalı Bilimler Yüksekokullarında okuyan öğrenciler ve finansal okuryazarlık düzeylerinin artırmak isteyenler için bloğumda Soru – Cevap bölümü oluşturdum. Soruların altında bulunan sayfaya gittiğinizde sorunun cevabına ulaşabilirsiniz. Kamu Personeli Seçme Sınavı, Müfettişlik / Uzmanlık Sınavları, Sermaye Piyasası Kurulu Lisanslama Sınavları ve Banka Sınavlarına hazırlıkta da faydalı olacağını düşündüğüm sorulardan oluşan testlerden altıncısı…
Gördüğünüz gibi Soru – Cevap bölümünün faydasının olmadığı bi sınav yok :) Buyrun o zaman…

1.      Satın aldığınız hisse senedinin fiyatı artmış, ancak hisse senedini satmadığınız için kazanç realize olmamıştır. Bu durumdaki kazanca ne ad verilir?
a.       Nominal kazanç
b.      Reel kazanç
c.       Fiktif kazanç
d.      Kâğıt üzerinde kazanç

2.      Borsa İstanbul Hisse Senedi Piyasası’ndan sağlanan TL bazında ortalama yıllık getiri yaklaşık olarak yüzde kaçtır?
a.       20
b.      40
c.       60
d.      80

3.      2016 yılında Türkiye’de Foreks piyasasında işlem yapanların çoğu…
a.       Kar etmiştir.
b.      Zarar etmiştir.

4.      Türkiye’de 2015 ve 2016 yılında hangi gösterge rekor düzeye gerçekleşmiştir?
a.       Net hata noksan
b.      Cari açık
c.       Enflasyon

5.      İslam dinine uygun yöntemler ile finansal hizmetler sunan kurumlar kaç yılında Katılım Bankası statüsüne kavuşmuştur?
a.       1992
b.      1999
c.       2002
d.      2006
e.       2009

6.      “Yıllar geçtikçe bileşik faizin etkisi azalır.” Bu ifade…
a.       Doğrudur
b.      Yanlıştır

7.      Güney Afrika’nın para birimi aşağıdakilerden hangisidir?
a.       Pezo
b.      Dolar
c.       Rand
d.      Ringit

8.      “Mevduat faiz oranları ….. cinsinden ifade edilir.” Boşluğa hangi ifade gelmelidir?
a.       Gün
b.      Ay
c.       Yıl

9.      Yılda bir kez faizlendirme yapılırsa nominal faiz efektif faize eşit olur? Bu ifade ….
a.       Doğru
b.      Yanlış

10.  Enflasyon arındırılmış faiz oranına ne ad verilir?
a.       Nominal faiz
b.      Net faiz
c.       Reel faiz
d.      Bileşik faiz

2 Haziran 2017 Cuma

Karlılık Azaldı, Dolarizasyon Sürüyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bankacılık sektörünün Nisan 2017’e ait verilerini açıkladı. Bankacılık sektörünün temel göstergelerini ele alalım. İlk olarak karlılık ile başlayalım. Aşağıda yer alan grafikte bankacılık sektörünün aylık kar rakamları bulunmaktadır. Nisan ayında 4,2 milyar TL, 2017’nin ilk dört ayında da bankalar 17,5 milyar TL kar açıkladılar. Bu rakam 2016 yılının ilk dört ayına göre, %59 gibi oldukça yüksek bir artışa karşılık geliyor. Nisan 2017’de elde edilen kar rakamı, Mart 2017 ile karşılaştırıldığında ise %12’lik bir azalış söz konusu. Bankacılık sektörünün karı bir önceki aya göre azalsa da söz konusu kar rakamlarının düşük olmadığı da bir gerçek.


Nisan ayında bankacılık sektörünün toplam aktifleri 2,89 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler Nisan ayında bir önceki aya göre %0,8 oranında artış göstererek en yüksek düzeye ulaşmıştır. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri önceki yılın aynı ayına göre ise %20,6 oranında artış göstermiştir.

Dolar bazında baktığımızda ise toplam aktif büyüklüğünün 817 milyar Dolar olduğunu görüyoruz. Dolardaki yükselişe paralel olarak 2016’nın son çeyreğinde düşüşe geçen aktif toplamı Ocak ayında 760 milyar Dolara kadar geriledikten sonra üç ay artış göstermiştir. Nisan ayında önceki aya göre Dolar bazında %3,3 artan aktif toplamı, önceki yılın aynı ayına göre %4,8 oranında gerilemiş bulunmaktadır.

  
Aşağıda yer alan grafikte de krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Nisan ayında 1,86 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Kredilerdeki artışta en önemli pay, Kredi Garanti Fonu garantileri yoluyla sağlanan kredilere aittir. Bu kredilerin 180 milyara ulaştığı ifade edilmektedir. Krediler bir önceki aya göre %1,5 oranında artış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %22,6 oranında artış kaydetmiştir.

Nisan ayında mevduat ise 1,54 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %1,2 oranında artarken, önceki yılın aynı ayına göre %20,2 oranında artmıştır. Son dönemde kredilerdeki artış oranı mevduatın artış oranının üzerinde olduğu için, Mevduat / Kredi oranı artarak %121 seviyesine ulaşmıştır. Bu durum bankacılık sektörünün riskini artırdığı için bankalar mevduat toplama yarışına girmişler, böylece mevduat faizlerinde de ciddi artışlar görülmeye başlanmıştır.

  
Bir ülkede yerli para fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediğinde, insanlar tasarruf ve yatırımlarında yabancı paralara yönelebilir. Bu durumun yaşandığı süreçlere dolarizasyon adı verilir. Dolarizasyon hakkında daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz. Bankalarda yabancı para cinsinden açılan hesaplara da tevdiat hesabı adı verilmektedir. Dolarizasyonun en önemli göstergesi tevdiat hesaplarının toplam mevduat hesaplarına oranıdır.

Aşağıda yer alan grafikte, tevdiat hesaplarının toplam mevduata oranının Eylül ayında %39 ile en düşük değerinde olduğunu görüyoruz. Dolardaki değer artışına paralel olarak tevdiat hesaplarının oranı artarak Ocak 2017’de %44,5’e yaklaşmış, Şubat ayında ise bir miktar düşerek %44 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Dolardaki rekor düzeylerin kar satışlarını beraberinde getirmiş olduğunu söyleyebiliriz. Mart 2017’de ise bu oran %44,5 ile 2016 yılbaşından bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştır. Nisan ayında da bu oran artmaya devam etmiş ve %44,7’e ulaşmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de yaşanan dolarizasyon sürecinin devam ettiğini söyleyebiliriz. Tasarrufların neredeyse yarısının yabancı para cinsinden tutuluyor olması yerli paraya olan güvenin iyice azaldığının göstergesidir.

  
Özetlemek gerekirse;

            Bankacılık sektörünün karlılığının azalarak da olsa devam ettiğini görüyoruz. Aktif toplamı TL bazında rekor seviyedeyken, dolar bazında da artmaya devam ediyor. Bankaların mevduat faizlerini artırmaları ile mevduat hesaplarında bir artış söz konusu olsa da, KGF destekli kredilerinin de etkisiyle krediler daha falza artmış bulunmaktadır. Hal böyle olunca Kredi / Mevduat oranı %121’e ulaşmış ve bankaların riski artmaya devam etmiştir. Tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki payı artarak %44,7’e ulaşmıştır. Yani ülkemizde yaşanan dolarizasyon süreci devam etmektedir.