google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Toplam Aktif
Toplam Aktif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toplam Aktif etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2018 Pazartesi

Erken Seçim Öncesi Bankacılık Sektörünün Görünümü


Türkiye erken seçime giderken gündemin ana maddesinin ekonomi olduğu belirtilebilir. Son dönemde özellikle kurlardaki artış ülke olarak yüksek döviz borcunun çevrilmesinde zorluk oluşturuyor. Bankalar da açık pozisyonları nedeniyle kurlardaki artıştan olumsuz şekilde etkileniyor. 2001 krizi sonrası yeniden yapılandırılan bankacılık sektörü erken seçim öncesi nasıl bir görünüm arz ediyor? Bu sorunun cevabını bu yazıda aramaya çalışalım.

BDDK’nın Nisan 2018’e ait verilerinden karlılık ile başlayalım. 2018 yılının Ocak-Nisan döneminde bankacılık sektörünün net karı 18,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 2017 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında net karda %8’lik bir artış söz konusu. Bu oran bir önceki yıl %59 idi. Yani 2017 yılında karlılıktaki artış çok daha yüksekti. 2016 yılının son çeyreğinde ekonomideki belirgin yavaşlama sonrası 2017 ile birlikte ekonomiyi canlandırmak adına bazı uygulamalar devreye alındı. Uygulanan genişlemeci maliye politikası bir taraftan bütçe açığını artırırken diğer taraftan ekonomiye canlılık katarak, sadece bankacılık sektöründe de değil, karlardaki artışa katkı sundu. Bunlardan bankacılık sektörünü en yakından ilgilendiren Kredi Garanti Fonu uygulaması oldu. KGF kapsamında 200 milyarı aşan devlet destekli krediler özel sektöre nefes olurken 2017 yılında bankacılık sektörünün karını da destekledi. Ancak 2018 ile birlikte özellikle kurlardaki artış açık pozisyonlarından dolayı bankaların karlarını baskılıyor. Gerek kurlardaki artış gerekse 2018 yılında ekonominin önceki yıla göre daha yavaş büyüyecek olması banka karlarının artış oranını baskılayacaktır. Yılsonunda karlardaki artış enflasyon oranının altında kalabilir.


Bankacılık sektörünün aktif toplamı TL bazında istikrarlı bir şekilde artış gösterirken Dolar bazında kurlardaki değişimden dolayı inişli çıkışlı bir seyir izlemektedir. Nisan 2018’de bankacılık sektörünün toplam aktifi 3,44 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık olarak %19 oranında artış göstermiştir. Dolar bazında baktığımızda ise toplam aktif büyüklüğünün son iki aydır azalarak 852 milyar dolara gerilediğini görüyoruz. Ancak bankacılık sektörünün aktif toplamı Dolar bazında, önceki yılın aynı ayına göre kurlardaki yükselişe rağmen %4,2 oranında artış göstermiştir.


Aşağıda yer alan grafikte de krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Nisan 2018’de 2,24 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Krediler bir önceki aya göre %2 oranında artış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %21 oranında artış kaydetmiştir.

Nisan 2018’de mevduat tutarı 1,82 trilyon TL olarak yine krediler gibi rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %2,6 oranında artarken, önceki yılın aynı ayına göre %19 oranında artış göstermiştir. Mevduatın yıllık artış hızı kredilerin gerisinde kalmıştır.


Aşağıda yer alan grafikte de kredilerin mevduata olan oranı yer almaktadır. Nisan ayı itibariyle bu oran %122,8 gibi oldukça yüksek bir seviyededir. Bu oran bankaların topladığı mevduatın yaklaşık 1,23 katı kadar kredi kullandırdıkları anlamına gelmektedir. Bu oranı yükselten şey doğal olarak kredilerin mevduattan daha hızlı artıyor olmasıdır. Ancak böylesi yüksek bir oranın uzun süre devam etmesi çok olası değildir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde kredilerin artış hızında bir yavaşlama görülebilir.


Aşağıda yer alan grafikte döviz cinsinden açılan hesapların toplam mevduat içindeki oranı yer almaktadır. Döviz cinsinden açılan hesaplara tevdiat hesabı adı verilmektedir. Tevdiat hesaplarının toplam mevduata olan oranı 2016 yılı Eylül ayında %39 ile ilgili süreçte en düşük orandadır. Tevdiat hesaplarının oranı Ocak 2017 ile birlikte artış göstererek %45 seviyesine yaklaşıyor sonrasında da o düzeylerdeki seyrini sürdürüyor. Bankalardaki mevduatın %45 gibi oldukça yüksek bir oranın döviz cinsinden tutuluyor olması dolarizasyonun en önemli göstergesidir. Bu da ekonomimiz açısından sağlıklı bir durum değildir.  Dolarizasyon hakkında daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz.


Bankacılık sektöründe;
Karlardaki artışın, azalarak da olsa, devam ettiğini,
Aktif toplamının TL bazında sürekli artış gösterirken Dolar bazında inişli çıkışlı bir seyir izlediğini,
Kredilerin mevduattan daha hızlı arttığını, bu durumu sürdürmenin zor olduğunu,
Döviz hesaplarının oranının oldukça yüksek olduğunu belirtebiliriz.

Bankacılık sektörü değerlendirilirken, batık kredi oranı, sermaye yeterlilik oranları, karlılık oranları gibi oranları da ele almak gerekir. Bankaların sermaye yeterlilik oranı %16,41 ile sağlam bir sermaye yapısına sahip olduğu belirtilebilir. Bu durumu 2001 krizinden ağzı yanan sektörün yoğurdu üfleyerek yediği belirtilebilir. Bankacılık sektörünün yeniden yapılandırıldığı bu süreçte bankalar yüksek kaldıraç kullanmamış, riskler düşük tutulmuştur.

Takipteki alacakların toplam krediler içindeki oranı başka bir ifade ile geri dönmeyen batık kredi oranı %2,88 düzeyindedir. Bu oran tek başına yüksek görünmemektedir. Ancak son yıllarda artan bir şekilde bankaların takipteki alacaklarını Varlık Yönetim Şirketlerine satmaları sonucu bu oranın düşük kaldığı belirtilebilir. Aynı zamanda gerek KGF gerek KGF dışı yüzdürülen krediler de bu oranı aşağıya çekmektedir. Bazı finansal kuruluşlar bu durumlar dikkate alındığında batık kredi oranının %8’in üzerinde olduğunu belirtmektedir. Bu konuda ulaşılabilir düzenli bir veri bulunmadığı için net ifade edemesek de bankacılık sektörünün bu oranı şimdilik taşıyabildiği belirtilebilir.

Banka karlarını sadece tutar olarak değerlendirmek yeterli gelmeyebilir. Karın özsermaye veya aktif toplamına oranı bize daha iyi bilgi sunar. 2017 yılı itibariyle banka karlarının özsermayeye oranı %15,88, toplam aktiflerine oranı ise %1,62 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranlar son birkaç yılın üzerindeyken, 2003 sonrasına bakıldığında ortalama düzeyde seyretmektedir.

2017 yılı bankacılık sektörü için görece iyi bir yıl oldu. Ancak önümüzdeki dönem için önem arz eden bazı hususlar var. İlk çeyrek büyümesi yüksek gelse de 2018’de Türkiye ekonomisinin muhtemelen %3-4 gibi bir oranlarda büyüyecek olması, ekonomide yavaşlamanın ve etkisiyle de batık kredi oranları artabilir. Kurlardaki artış yüksek döviz borcundan dolayı banka karlarını baskılamaya başlamıştır, bu durum devam edecek gibi görünmektedir. Faizlerin dünyadaki artış eğilimine düşen kredi notlarımızı ve artan risk primimizi eklediğimizde, bankaların uluslararası piyasalardan borçlanma koşullarının daha da zorlaştığı bir dönemin bizi beklediği belirtilebilir. Tüm bunları dikkate aldığımızda bankacılık sektörü için önümüzde daha zorlu bir dönem görünmektedir.

10 Ocak 2018 Çarşamba

Dolarizasyon Sürüyor

Açıklanan son rakamlar 2011 yılından bu yana devam eden dolarizasyon sürecinin son aylarda etkisini daha da artırdığını gösteriyor.

Bir ülkede yerli para fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediğinde, insanlar tasarruf ve yatırımlarında yabancı paralara yönelebilir. Bu durumun yaşandığı süreçlere dolarizasyon adı verilir. Bankalarda yabancı para cinsinden açılan hesaplara da tevdiat hesabı adı verilmektedir. Dolarizasyonun en önemli göstergesi tevdiat hesaplarının toplam mevduat hesapları içindeki oranıdır. Bu orana bakmadan önce bankaların karlılık, toplam aktif, kredi ve mevduat hesaplarına bir göz atacağız.

Bankacılık sektörüne ilişkin en son açıklanan aylık göstergeleri ele alalım. Kasım ayı verilerinden karlılık ile başlayalım. Aşağıda yer alan grafikte bankacılık sektörünün aylık kar rakamları bulunmaktadır. Bankalar Kasım ayında 4 milyar TL, 2017’nin ilk on bir ayında da 45,2 milyar TL kar elde ettiler. Söz konusu kar 2016 yılının ilk on bir ayı ile karşılaştırıldığında, %29 oranında bir artışa karşılık geliyor. Kasım 2017’de elde edilen net kar rakamı, Ekim 2017 ile karşılaştırıldığında %1,3’lük bir artış söz konusu. Kasım ayı kar rakamı önceki yılın Kasım ayı ile karşılaştırıldığında da %35 oranında bir artış gerçekleşmiş bulunuyor.


Kasım ayında bankacılık sektörünün toplam aktifi artarak 3,27 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler Kasım ayında bir önceki aya göre %3,2 oranında artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri Kasım ayında önceki yılın aynı ayına göre %21 oranında artış göstermiştir.

Dolar bazında baktığımızda ise toplam aktif büyüklüğünün üç aydır gerilemeye devam ettiğini görüyoruz. 839 milyar dolara geldiğini görüyoruz. Dolardaki yükselişe paralel olarak 2016’nın son çeyreğinde düşüşe geçen aktif toplamı Ocak ayında 760 milyar Dolara kadar geriledikten sonra aralıksız yedi ay artış göstermiştir. Eylül ayında ise kurların hareketlenmesi ile birlikte Dolar bazında aktif toplamında bir azalış gerçekleşmiştir. Bu azalış Ekim ayında olduğu gibi Kasım ayında da devam ederek 835 milyar dolara gerilemiştir. Dolar bazında Kasım ayında önceki aya göre %0,4 oranında azalan aktif toplamı, önceki yılın aynı ayına göre %5,6 oranında artış göstermiştir.


Aşağıda yer alan grafikte de krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Kasım ayında 2,1 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Krediler bir önceki aya göre %2,8 oranında artış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %23 oranında artış kaydetmiştir. 2017 yılında, Ocak ayından sonra kredilerde en yüksek artış Kasım ayında gerçekleşmiş oldu.

Kasım ayında mevduat tutarı 1,71 trilyon TL olarak krediler gibi rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %1,6 oranında artarken, önceki yılın aynı ayına göre %20 oranında artış göstermiştir. Mevduatın artış hızı kredilerin gerisinde kalmıştır.

Kasım kredilerdeki artışın mevduatın üzerinde olması ile mevduatın krediye dönüşüm oranı (Kredi/Mevduat oranı) 122,8 gibi bir orana ulaşarak tarihinin en yüksek seviyesine çıkmıştır.


Aşağıda yer alan grafikte, tevdiat hesaplarının toplam mevduata olan oranının 2016 yılı Eylül ayında %39 ile, ilgili süreçte en düşük değerinde olduğunu görüyoruz. Tevdiat hesaplarının oranı artarak Ocak 2017’de %44,5’e yaklaşmış, Şubat ayında ise bir miktar düşerek %44 düzeylerinde gerçekleşmiştir. İlgili aylarda Dolardaki rekor düzeylerin kar satışlarını beraberinde getirmiş olduğu söylenebilir. Mart 2017’de ise bu oran %44,5 ile 2016 yılbaşından bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştır. Nisan ayında da bu oran artmaya devam etmiş ve %44,7’e ulaşmıştır. Mayıs ayında ise %44,5’e gerilemiştir. Bu azalış Temmuz ayına kadar devam etmiş ve tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı %43,3’e kadar düşmüştür. Ancak Ağustos ayında tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı artışa geçmiş %43,8’e ulaşmıştır. Eylül ayında da bu oran değişmemiştir. Ekim ayında ise bir miktar azalış göstererek %43,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Kasım ayında ise hızlı bir yükseliş ile %44,6’ya ulaşmıştır. Dolarizasyon hakkında daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz.


Tevdiat hesaplarının oranındaki artış bankaların döviz kuru riskini artırırken, tersi durum da kur riskini azaltmaktadır. Bankalar bu riski dövizli kredi kullandırarak firmalar ile paylaşmak isteseler de, firmalara kullandırılan kredilerin toplam krediler içindeki oranı bu seviyelere ulaşmamaktadır. Hal böyle olunca bankalar son aylarda TL mevduatın faiz oranlarını, tevdiat hesaplarının faiz oranlarından daha fazla artırarak tasarruf sahiplerini TL mevduat hesaplarına yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu durumun nasıl gerçekleştiğini görmek için ilgili yazıma göz atabilirsiniz. Bankaların uyguladığı bu stratejinin sonuç verdiğini ve TL mevduatın tevdiat hesaplarından daha fazla artarak döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranını düşürdüğünü söyleyebiliriz. Ancak Ağustos ayı ile birlikte durum bir miktar değişiklik göstermiş döviz hesaplarının ağırlığı artışa geçmiştir. Bu durum Eylül ayında da devam etmiştir. Ekim ayında ise az bir gerileme söz konusuyken Kasım ayında tekrardan sıçrama göstermiştir. Tasarrufların %44,6’sının yabancı para cinsinden tutuluyor olması, ekonomi açısından sağlıklı bir durum değildir.    

Özet olarak;

1) Kasım ayında bankacılık sektörünün karı hem önceki aya göre hem de bir önceki yılın aynı ayına göre artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün ilk on bir aylık karı, önceki yılın aynı dönemine göre %29 oranında artış göstermiştir.

2) Aktif toplamı TL bazında artarken, Dolar bazında azalmıştır. Bankaların aktif toplamı TL bazında rekor düzeydedir.

3) Kasım ayında kredilerin mevduattın çok üzerinden bir artış göstermesiyle Kredi / Mevduat oranı tarihinin en yükseğine %122,8’e ulaşmış bulunmaktadır.

4) Tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki payı Kasım ayında artarak %44,6 olarak gerçekleşmiştir. 

11 Aralık 2017 Pazartesi

Kredi ve Mevduatta Hızlı Artış

Bu yazıda BDDK tarafından açıklanan bankacılık sektörünü ilişkin olarak 2017 yılı Ekim ayı verilerinin değerlendireceğim. Karlılık ile başlayalım. Aşağıda yer alan grafikte bankacılık sektörünün aylık kar rakamları bulunmaktadır. Bankalar Ekim ayında 4 milyar TL, 2017’nin ilk on ayında da 41,2 milyar TL kar elde ettiler. Söz konusu kar 2016 yılının ilk on ayı ile karşılaştırıldığında, %28 oranında bir artışa karşılık geliyor. Ekim 2017’de elde edilen net kar rakamı, Eylül 2017 ile karşılaştırıldığında %2’lik bir artış söz konusu. Ekim ayı kar rakamı önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında da %26 oranında bir artış gerçekleşmiş bulunuyor.


Ekim ayında bankacılık sektörünün toplam aktifi artarak 3,17 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler Ekim ayında bir önceki aya göre %3,8 oranında artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri Ekim ayında önceki yılın aynı ayına göre %22,7 oranında artış göstermiştir.

Dolar bazında baktığımızda ise toplam aktif büyüklüğünün gerilemeye devam ederek 839 milyar dolara geldiğini görüyoruz. Dolardaki yükselişe paralel olarak 2016’nın son çeyreğinde düşüşe geçen aktif toplamı Ocak ayında 760 milyar Dolara kadar geriledikten sonra aralıksız yedi ay artış göstermiştir. Eylül ayında ise kurların hareketlenmesi ile birlikte Dolar bazında aktif toplamında bir azalış gerçekleşmiştir. Bu azalış Ekim ayında da devam etmiştir. Dolar bazında Ekim ayında önceki aya göre %2,7 oranında azalan aktif toplamı, önceki yılın aynı ayına göre %0,5 oranında az da olsa artış göstermiştir. Bankaların aktif toplamı TL bazında artarken, Dolar bazında gerilemiştir. 


Aşağıda yer alan grafikte de krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Ekim ayında 2,05 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Krediler bir önceki aya göre %2,6 oranında artış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %25,1 oranında artış kaydetmiştir. Kredilerde bu yılın Şubat ayından bu yana en hızlı aylık artış gerçekleşmiş oldu.

Ekim ayında mevduat tutarı 1,69 trilyon TL olarak krediler gibi rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %3,1 oranında artarken, önceki yılın aynı ayına göre %23,7 oranında artış göstermiştir. Kredilere benzer şekilde mevduatta da bu yılın Şubat ayından bu yana en hızlı aylık artış gerçekleşmiş oldu.

Eylül ayında olduğu gibi Ekim ayında da mevduat artış oranı kredi artış oranının üzerinde gerçekleşmiştir. Faiz oranlarındaki artış mevduatı desteklemektedir. Aynı zamanda KDF destekli kredilerin hız kesmesinin etkisi de görülmektedir. Böylece Kredi / Mevduat oranı bir miktar daha azalarak %121,3’e gerilemiştir. Hala oldukça yüksek olsa da söz konusu gerileme olumlu karşılanmalıdır.


Bir ülkede yerli para fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediğinde, insanlar tasarruf ve yatırımlarında yabancı paralara yönelebilir. Bu durumun yaşandığı süreçlere dolarizasyon adı verilir. Dolarizasyon hakkında daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz. Bankalarda yabancı para cinsinden açılan hesaplara da tevdiat hesabı adı verilmektedir. Dolarizasyonun en önemli göstergesi tevdiat hesaplarının toplam mevduat hesapları içindeki payıdır.

Aşağıda yer alan grafikte, tevdiat hesaplarının toplam mevduata oranının 2016 yılı Eylül ayında %39 ile ilgili süreçte en düşük değerinde olduğunu görüyoruz. Tevdiat hesaplarının oranı artarak Ocak 2017’de %44,5’e yaklaşmış, Şubat ayında ise bir miktar düşerek %44 düzeylerinde gerçekleşmiştir. İlgili aylarda Dolardaki rekor düzeylerin kar satışlarını beraberinde getirmiş olduğunu söyleyebiliriz. Mart 2017’de ise bu oran %44,5 ile 2016 yılbaşından bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştır. Nisan ayında da bu oran artmaya devam etmiş ve %44,73’e ulaşmıştır. Mayıs ayında ise %44,47’e gerilemiştir. Bu azalış Temmuz ayına kadar devam etmiş ve tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı %43,3’e kadar gerilemiştir. Ancak Ağustos ayında tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı artışa geçmiş %43,8 olarak gerçekleşmiştir. Eylül ayında da yabancı para mevduatlarının toplam mevduat içindeki oranı değişmeyerek %43,8 oranında kalmıştır. Ekim ayında ise bu oran bir miktar azalış göstererek %43,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.


Tevdiat hesaplarının oranındaki artış bankaların döviz kuru riskini artırırken tersi durumda kur riskini azaltmaktadır. Bankalar bu riski dövizli kredi kullandırarak firmalar ile paylaşmak isteseler de, firmalara kullandırılan kredilerin toplam krediler içindeki oranı bu seviyelere ulaşmamaktadır. Hal böyle olunca bankalar son aylarda TL mevduatın faiz oranlarını, tevdiat hesaplarının faiz oranlarından daha fazla artırarak tasarruf sahiplerini TL mevduat hesaplarına yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu durumun nasıl gerçekleştiğini görmek için ilgili yazıma göz atabilirsiniz. Bankaların uyguladığı bu stratejinin sonuç verdiğini ve TL mevduatın tevdiat hesaplarından daha fazla artarak döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranını düşürdüğünü söyleyebiliriz. Ancak Ağustos ayı ile birlikte durum bir miktar değişiklik göstermiş döviz hesaplarının ağırlığı artışa geçmiştir. Bu durum Eylül ayında da devam etmiştir. Ekim ayında ise az bir gerileme söz konusudur. Tasarrufların %44’ünün yabancı para cinsinden tutuluyor olması, ekonomi açısından sağlıklı bir durum değildir.    

Özet olarak;

1) Ekim ayında bankacılık sektörünün karı hem önceki aya göre hem de bir önceki yılın aynı ayına göre artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün ilk on aylık karı, önceki yılın aynı dönemine göre de %28 oranında artış göstermiştir.

2) Aktif toplamı TL bazında bir miktar artarken, Dolar bazında azalmıştır. Bankaların aktif toplamı TL bazında rekor düzeydedir.

3) Eylül ayında sonra Ekim ayında da mevduat, kredilerden daha hızlı oranda artmıştır. Hal böyle olunca Kredi / Mevduat oranı az da olsa azalarak %121,3’e gerilemiştir.

4) Tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki payı Ekim ayında bir miktar azalarak %43,6 olarak gerçekleşmiştir.

2 Kasım 2017 Perşembe

Mevduatta Hızlı Yükseliş

Bankacılık sektörünün 2017 yılı Eylül ayına ilişkin verileri BDDK tarafından açıklandı. Eylül ayına ait temel göstergelerini, aylık verileri ele alarak değerlendirelim. Karlılık ile başlayalım. Aşağıda yer alan grafikte bankacılık sektörünün aylık kar rakamları bulunmaktadır.

Bankalar Eylül ayında 3,9 milyar TL, 2017’nin ilk dokuz ayında da 37,2 milyar TL kar elde ettiler. Söz konusu kar 2016 yılının ilk dokuz ayı ile karşılaştırıldığında, %28,6 oranında bir artışa karşılık geliyor. Eylül 2017’de elde edilen net kar rakamı, Ağustos 2017 ile karşılaştırıldığında ise %7,8’lik bir azalış konusu. Eylül ayı kar rakamı önceki yılın aynı ayı ile karşılaştırıldığında da %65,8 oranında oldukça yüksek bir artış görülmekte.


Eylül ayında bankacılık sektörünün toplam aktifi artarak 3,05 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler Eylül ayında bir önceki aya göre %2,1 oranında artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri Eylül ayında önceki yılın aynı ayına göre %20,5 oranında artış göstermiştir.

Dolar bazında baktığımızda ise toplam aktif büyüklüğünün bir miktar gerileyerek 862 Dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Dolardaki yükselişe paralel olarak 2016’nın son çeyreğinde düşüşe geçen aktif toplamı Ocak ayında 760 milyar Dolara kadar geriledikten sonra aralıksız yedi ay artış göstermiştir. Eylül ayında ise kurların hareketlenmesi ile birlikte Dolar bazında aktif toplamında bir azalış gerçekleşmiştir. Dolar bazında Eylül ayında önceki aya göre %0,9 oranında azalan aktif toplamı, önceki yılın aynı ayına göre %1,9 oranında artış göstermiştir. Bankaların aktif toplamı TL bazında artarken, Dolar bazında gerilemiştir.


Aşağıda yer alan grafikte de krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Eylül ayında 1,99 trilyon TL olarak rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Krediler bir önceki aya göre %2 oranında artış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %23,9 oranında artış kaydetmiştir.

Eylül ayında mevduat tutarı 1,64 trilyon TL olarak krediler gibi rekor düzeyde gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %2,1 oranında artarken, önceki yılın aynı ayına göre %22 oranında artış göstermiştir.

Aylar sonra ilk kez mevduat artış oranı kredi artış oranının üzerinde gerçekleşmiştir. Böylece Kredi / Mevduat oranı bir miktar azalarak %121,9’a gerilemiştir. Hala oldukça yüksek olsa da söz konusu gerileme olumlu karşılanmalıdır.


Bir ülkede yerli para fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediğinde, insanlar tasarruf ve yatırımlarında yabancı paralara yönelebilir. Bu durumun yaşandığı süreçlere dolarizasyon adı verilir. Dolarizasyon hakkında daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz. Bankalarda yabancı para cinsinden açılan hesaplara da tevdiat hesabı adı verilmektedir. Dolarizasyonun en önemli göstergesi tevdiat hesaplarının toplam mevduat hesapları içindeki payıdır.

Aşağıda yer alan grafikte, tevdiat hesaplarının toplam mevduata oranının 2016 yılı Eylül ayında %39 ile ilgili süreçte en düşük değerinde olduğunu görüyoruz. Tevdiat hesaplarının oranı artarak Ocak 2017’de %44,5’e yaklaşmış, Şubat ayında ise bir miktar düşerek %44 düzeylerinde gerçekleşmiştir. İlgili aylarda Dolardaki rekor düzeylerin kar satışlarını beraberinde getirmiş olduğunu söyleyebiliriz. Mart 2017’de ise bu oran %44,5 ile 2016 yılbaşından bu yana en yüksek seviyesine çıkmıştır. Nisan ayında da bu oran artmaya devam etmiş ve %44,73’e ulaşmıştır. Mayıs ayında ise %44,47’e gerilemiştir. Bu azalış Temmuz ayına kadar devam etmiş ve tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı %43,3’e kadar gerilemiştir. Ancak Ağustos ayında tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranı artışa geçmiş %43,8 olarak gerçekleşmiştir. Eylül ayında da yabancı para mevduatlarının toplam mevduat içindeki oranı değişmeyerek %43,8 oranında kalmıştır.


Tevdiat hesaplarının oranındaki artış bankaların döviz kuru riskini artırmaktadır. Bankalar bu riski dövizli kredi kullandırarak firmalar ile paylaşmak isteseler de, firmalara kullandırılan kredilerin toplam krediler içindeki oranı bu seviyelere ulaşmamaktadır. Hal böyle olunca bankalar son aylarda TL mevduatın faiz oranlarını, tevdiat hesaplarının faiz oranlarından daha fazla artırarak tasarruf sahiplerini TL mevduat hesaplarına yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu durumun nasıl gerçekleştiğini görmek için ilgili yazıma göz atabilirsiniz. Bankaların uyguladığı bu stratejinin sonuç verdiğini ve TL mevduatın tevdiat hesaplarından daha fazla artarak döviz tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranını düşürdüğünü söyleyebiliriz. Ancak Ağustos ayı ile birlikte durum bir miktar değişiklik göstermiş döviz hesaplarının ağırlığı artışa geçmiştir. Bu durum Eylül ayında da devam etmiştir. Tasarrufların %44’ünün yabancı para cinsinden tutuluyor olması, ekonomi açısından sağlıklı bir durum değildir.    

Özet olarak;

1) Eylül ayında bankacılık sektörünün karı önceki aya göre azalırken bir önceki yılın aynı ayına göre artış göstermiştir. Bankacılık sektörünün ilk dokuz aylık karı, önceki yılın aynı dönemine göre de %28,6 oranında artış göstermiştir.

2) Aktif toplamı TL bazında bir miktar artarken, Dolar bazında azalmıştır. Bankaların aktif toplamı TL bazında rekor düzeydedir.

3) Aylar sonra mevduat, kredilerden daha hızlı oranda artmıştır. Hal böyle olunca Kredi / Mevduat oranı az da olsa azalarak %121,9 olmuştur.


4) Tevdiat hesaplarının toplam mevduat içindeki payı Eylül ayında Ağustos ayı ile aynı oranda %43,8 olarak gerçekleşmiştir.