google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Dolar Talebini Bankalar Frenliyor

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Dolar Talebini Bankalar Frenliyor

Son zamanlarda yüksek faiz oranlarından dolayı yabancı yatırımcılar Türkiye’ye geliyor. Yani ülkemize (Bono ve hisse senetlerine) sıcak para girişi gerçekleşiyor. Bu durum kurları aşağı yönlü baskılıyor. Yerli yatırımcılar ise son aylarda dövize olan talepleri ile gündeme geldiler. Bu durum da kurların yukarı gitmesine sebep oluyor. Yerli yatırımcı döviz talep ederken yabancı yatırımcının döviz bozdurarak TL enstrümanlara yönelmesi, döviz kurlarının dengelenmesini de beraberinde getiriyor. Yabancı yatırımcı yüksek faiz için döviz bozdururken yerli yatırımcının kurların artacağı beklentisiyle döviz biriktiriyor olması, yani yerli ve yabancı yatırımcının beklentilerinin bariz şekilde farklılaşması pek karşılaşılan bir durum değil. Sıcak para girişleri ile Şubat ayından bu yana söz konusu olan bu durumun bir süre daha devam edeceğini söyleyebiliriz.

Sıcak para kendine bono ve hisse senetlerinde yer bulurken, yerli yatırımcılar aldıkları dövizleri bankalarda döviz tevdiat hesaplarında değerlendiriyorlar. Şüphesiz bu durum bankaların açık pozisyonunu artıran bir faktör. Yani döviz kurlarının artması halinde bankalar bu durumdan olumsuz şekilde etkilenecekler. Bu riske karşılık bankalar ne yapabilir? Döviz cinsinden kredi vererek risklerini dengeleyebilirler. Bunu deniyorlar ancak döviz kredisi kullandırmak, dövizle mevduat toplamak kadar kolay olmuyor. Hal böyle olduğu için, geriye tasarruf sahiplerinin döviz talebini frenlemek kalıyor. Peki, bu nasıl yapılabilir?

Öncelikle bu yıl itibariyle (30 Aralık 20016 – 28 Temmuz 2017) Merkez Bankasının bankalara kullandırdığı fonların ağırlıklı ortalama faizini %44,2 oranında arttığını belirtelim. Bu durum şüphesiz mevduat faizlerini de etkiledi. Aşağıda yer alan grafikte, aynı dönemde mevduat faizlerinin değişim oranları yer almakta. Buna göre %22,5’lik değişim oranıyla bankalar en fazla TL mevduat faizlerini artırmışlar. Dolar ile açılan mevduat hesaplarının faiz oranı %8 oranında artarken, Euro cinsinden açılan hesapların faiz oranı ise sadece %2,5 oranında artmış bulunmakta. Bankalar TL cinsinden açılan hesapların faiz oranlarını daha fazla artırarak, tasarruf sahiplerinin döviz talebini frenlediklerini söyleyebiliriz. Peki, bu strateji işe yaramış mı?  


Aşağıda yer alan grafikte yabancı para ile açılan mevduat hesaplarının toplam mevduat içindeki oranının ilgili süreçteki gelişimi yer almakta. Ocak ayında kurlardaki artışın döviz tevdiat hesaplarına olan talebi önemli miktarda artırdığını görüyoruz. Nisan ayının sonuna kadar devam eden bu eğilimin, o zamandan bu yana terse döndüğü de yine grafikten görülüyor. Bu duruma döviz kurlarındaki dalgalanmanın görece azalmış olmasının etkisi vardır. Ancak bankaların yukarıda anlatmaya çalıştığım stratejisi de bu duruma katkı sunmuştur.  


Bir ülkede yaşayanların hesap birimi, değişim aracı ve değer biriktirme aracı olarak yabancı paraları kullanmaları dolarizasyon olarak adlandırılmaktadır. Dolarizasyon yaşanan ekonomilerde işlerin çok da iyi gitmediği belirtilebilir. Dolarizasyonun en önemli göstergelerinden biri de tasarrufların ne oranda yabancı paralar ile değerlendirildiğidir. Yukarıdaki grafik ülkemiz için bu durumu bize göstermektedir. Türkiye’de 2011 yılından bu yana dolarizasyon yaşanmaktadır. Son zamanlarda ise dolarizasyonun şiddeti artmıştır. Ancak Nisan ayı sonu itibariyle bu alanda bir miktar iyileşme görülmektedir. Bu iyileşme de bankaların payı vardır. Bankalar kendi risklerini yönetirken ekonomiye de dolarizasyon gibi önemli bir konuda katkı sunmuşlardır. Bugüne kadar ise bankaların faiz artışları eleştirilmiş, bu durum pek dikkate alınmamıştır.

Peki, mevduat faizlerindeki artış kalıcı mıdır? Mevduat faizlerinde artış mı yoksa azalış mı beklenmelidir? Bunu da sonraki yazımda değerlendirmeye çalışayım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme