google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 google.com, pub-4218368915119241, DIRECT, f08c47fec0942fa0 Finansal Göz: Stopaj
Stopaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Stopaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Aralık 2018 Cuma

Stopaj İndirimi Ne Getirdi?

Ağustos sonu itibariyle mevduat stopaj oranlarında 3 ay geçerli olmak üzere bazı değişikliklere gidilmişti. Süre uzatılmadı ve kasım sonu itibariyle eski oranlara geri dönüldü. İlk olarak stopaj oranlarında ne tür bir değişiklik yapıldığına bakalım. Sonra neden bu uygulamaya gidildiğini değerlendirelim. Sonra da istenen sonuçlarının elde edilip edilmediğini analiz etmeye çalışalım.

Aşağıdaki tabloda bahsi geçen değişiklikler yer almaktadır. Bu düzenleme ile döviz tevdiat hesapları için 6 aya kadar vadeli hesaplarda stopaj oranı %18’den %20’ye, 1 yıla kadar vadelerde %15’ten %16’ya çıkarılırken 1 yıldan uzun vadeli hesaplarda ise %13’te sabit tutulmuştur. Diğer taraftan TL hesapların stopaj oranlarında ise indirime gidilmiştir. 6 aya kadar vadeli hesaplarda stopaj oranı %15’ten %5’e, 1 yıla kadar vadeli hesaplarda %12’den %3’e ve 1 yıldan uzun vadeler için %10’dan %0’a düşürülmüştür. Katılım bankalarının katılım hesaplarına ödediği kar payları için de aynı oranlar söz konusudur. Bu düzenleme ile döviz tevdiat hesaplarının vergi oranlarını bir miktar artırılmış, TL mevduat hesaplarının vergi oranları ise önemli ölçüde azaltılmıştır.   


02.01.2013 - 30.08.2018
31.08.2018 - 30.11.2018
Döviz tevdiat hesaplarına yürütülen faizlerden;
%
%
a.    Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda
18
20
b.    1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda
15
16
c.    1 yıldan uzun vadeli hesaplarda
13
13
TL Mevduat faizlerinden;
%
%
a.    Vadesiz ve ihbarlı hesaplar ile 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli hesaplarda
15
5
b.    1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli hesaplarda
12
3
c.    1 yıldan uzun vadeli hesaplarda
10
0

Döviz tevdiat hesaplarının vergi oranları artırılırken, TL hesaplarda oranların düşürülmesi şüphesiz dövize olan talebi azalmayı TL’ye olan talebi ise artırmayı hedeflemektedir. Böylece dolarizasyonun önüne geçilmeye çalışıldığı söylenebilir. İlgili dönemde gerek döviz gerekse TL vadeli hesap faizlerinin yılın en yüksek düzeyinde olduğunu da belirtelim. Yine aynı dönemde döviz kurları gerilese de yüksek düzeylerde seyretmiştir. Peki, uygulama istenen sonuçlara ulaşmış mıdır? Başka bir ifade ile tasarruf sahipleri döviz satıp Türk Lirası almışlar mıdır? Bu soruya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan sağlanan veriler ile cevap arayalım.

Aşağıda yer alan grafikte TL mevduatlar, stopaj uygulamasının dönem başı ve dönem sonu değerleri ile yer almaktadır. Buna göre ağustos sonunda yaklaşık 1 trilyon 27 milyar TL düzeyinde olan TL mevduat, kasım sonunda yaklaşık 1 trilyon 22 milyar TL düzeyine gerilemiştir. TL mevduatın gerek faizlerin anaparaya eklenmesi gerekse enflasyondan dolayı azaldığı pek görülmez. TL mevduatın genelde arttığından bahsederiz, bazen artmış ama artış hızı azalmış deriz, azaldığı dönemler ise çok nadir görülür. Hal böyleyken, bir de önemli ölçüde vergi avantajı söz konusuyken, TL mevduatın azalması düşündürücüdür. Bu grafiğe bakıldığında istenen sonucun alınamadığı söylenebilir. Bir de döviz hesaplarına bakalım.  


Aşağıda yer alan grafikte bankalarda bulunan döviz hesaplarının ilgili tarihlerdeki değerleri bulunuyor. Bankalarda açılan döviz tevdiat hesaplarının büyük bir kısmı Amerikan Dolar’ı cinsinden tutuluyor. Daha sonra, başta Euro olmak üzere diğer dövizler ile açılan hesaplar ve kıymetli maden hesapları geliyor. Merkez Bankası diğer dövizlerinin değerini de Amerikan Doları cinsinden bize sunuyor. Maalesef burada da yukarıdaki grafiğe paralel ve beklenenin tam tersi bir durum bizi bekliyor. Bankalardaki yabancı para mevduatlar yaklaşık 184 milyar dolardan yaklaşık 189 milyar dolara yükselmiş bulunuyor.    


Peki TL mevduatın lehine, YP mevduatın aleyhine yapılan bu düzenleme neden sonuç getirmemiş olabilir?

Bu yapılmasaydı durum daha kötü olabilirdi diye düşünülebilir. Şüphesiz düzenlemenin hiç etkisi olmamıştır denemez. Ama bu düşünce, durumu tek başına açıklamaz. Zannımca burada en önemli konu, TL mevduat hesaplarının uzun zamandır negatif reel getiri sunmasıdır. Daha açık ifadeyle mevduat faizinin enflasyonun altında kalması ve mudilerin satın alma güçlerinin sürekli azalıyor olmasıdır. Son yıllarda TL mevduat hesaplarında tasarruflarını değerlendiren mudiler, mevduat faizlerindeki her artışla birlikte, reel getiri elde etme umuduyla bu davranışlarını sürdürdüler. Ancak her seferinde arkadan gelen enflasyon daha yüksek oldu. TL faiz oranını çok yüksek bulup paralarını TL hesaplarda değerlendirirken enflasyon yüksek görülen faiz oranlarını da geride bıraktı, her seferinde en kötü geride kaldı denmek istendi belki, ancak en kötü bir türlü geride kalmadı. Anlatılmaya çalışılan bu durum birkaç yıldır sürüyor. Dolayısıyla satın alma güçleri azalarak her seferinde bunu acı bir şekilde tecrübe eden tasarruf sahipleri dövize hesaplarına yöneliyor. Bu süreçte döviz hesaplarının oranı %53’e kadar yükseldi. Kurlardaki gerilemenin etkisi ile şuan %50 düzeylerinde bulunuyor. Velhasıl, dolarizasyonu hafifletmenin yolu enflasyonu düşürmekten geçiyor vergi indirimlerinin etkisi çok sınırlı kalıyor.


Burada bir başka konu toplumumuzda vergi bilincinin olmamasıdır. Bu bilincin oluşması için bir çaba ortaya konduğu da pek söylenemez. Aslında bu çok önemli toplumsal bir problemdir. Bu bilinç edinilse birçok sorunun çözümü de daha kolay olur. Hal böyle olunca TL mevduat stopaj oranlarındaki indirimin etkisi sınırlı kalıyor. Kimi tasarruf sahiplerinin bu düzenlemeden haberi dahi olmuyor.

Stopaj oranlarındaki indirim ile kamu önemli miktarda bir gelirden vazgeçmiş oldu. Hem de mali disiplinin veya bütçe açığı da diyebiliriz daha önemli hale geldiği bir dönemde. Bu açıdan değerlendirildiğinde mevduattaki stopaj indirimi için, “attığımız taşın ürküttüğümüz kurbağaya değmediği” söylenebilir.

8 Mart 2017 Çarşamba

Efektif Faiz Oranı Nedir?

1.000 TL’lik tasarrufunuzu bankada 1 yıllığına değerlendirmek istediğinizi varsayalım. Nominal faiz oranının 1 yıl vade için %11, 6 aylık vade için %10 olduğu durumu dikkate alalım. Bu noktada aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Acaba paramı 1 yıllık vadede mi yatırsam, yoksa 6 ay vadeyi tercih edip iki dönemli bir yatırım mı gerçekleştirsem? Bazılarınızın aklına 1 yılsonunda 110 TL faiz geliri elde etmek yerine, tabii ki ilk altı ayın sonunda 100 TL ikinci altı ayın sonunda da 100 TL toplamda 200 TL’lik faiz gelirini tercih etmek gelebilir. Ancak burada büyük bir yanlış vardır. Mevduat faiz oranları yıl cinsinden ifade edilir. Hesaplamalarımızı yapalım.

A seçeneği: 1 yıl vadeli hesap açıldığında;
Anapara * (1 + Faiz Oranı)Dönem Sayısı 
            1.000 * 1,1 1= 1.110 TL (Faizi hesaplayıp anaparaya ekleyerek de bulabilirsiniz.)
Para bir yılın sonunda 1.110 TL’ye çıkmaktadır.

B seçeneği: 2 defa 6 ay vadeli hesap açıldığında;
Bu seçenekte ilk altı ay için faiz hesaplanacak sonrasında bulunan faiz tutarı anaparaya eklenip ikinci altı aylık dönem için hesaplama yapılacaktır. Tablodan da görüleceği üzere ilk altı ayda faiz tutarı 50 TL olmaktadır. Bu faiz anaparaya eklenir sonra da ikinci altı aylık dönemin faizi hesaplanır. İkinci dönemin faiz tutarı da 52,5 TL’dir. İkinci altı aylık dönemde faizin daha yüksek olmasının nedeni bileşik faizdir. İkinci altı aylık dönemde elde edilen 52,5 TL’lik faizin 50 TL’si anaparanın faizi 2,5 TL’si ise önceki dönemde elde edilen faizin faizidir. Böylece toplamda 102,5 TL faiz geliri elde edilecek ve para 1.102,5 TL’ye ulaşacaktır.  


6. Ayın Sonunda
12. Ayın Sonunda
Faiz
1000 * 0,10 * 6/12 = 50
1.050 * 0,10 * 6/12 = 52,5
Anapara + Faiz
1.050
1.102,50

Söz konusu hesaplamayı bileşik faiz formülü ile yapmak istediğimizde, ilk önce yıllık faiz olan %10’u ikiye bölerek 6 aylık faiz oranını bulmamız gerekir.
Dönem faiz oranı (6 aylık faiz oranı) = %10 / 2 = %5 olarak bulunur.
            1.000 * 1,052 = 1.102,50 TL
Bu hesaplamada da para bir yılın sonunda 1.102,50 TL'ye çıkmaktadır.

Artık hangi seçeneğin daha avantajlı olduğunu kolayca değerlendirebiliriz. A seçeneğinde yıllık %11, B seçeneğinde yıllık %10,25 (102,5/1.000) oranında faiz geliri elde edilmektedir. A seçeneğinde yılsonunda anapara 1.110 TL’ye çıkmakta, B seçeneğinde ise 1.102,5 TL’ye çıkmaktadır. Dolayısıyla tercih edilmesi gereken A seçeneğidir.
B seçeneğinde yıllık faiz oranı % 10 olmasına rağmen %10,25 oranında faiz geliri elde edilmiş olduğunu görmekteyiz. Yatırımcı bu süreçte nominal olarak %10,25 oranında faiz geliri elde etmiştir. Bu durum bileşik faiz etkisinden kaynaklanmaktadır. Şayet %10 faiz oranından bir yıllık bir hesap açılmış olsaydı nominal faiz oranı %10 olurdu. Yani yılda bir kez faizlendirme yaptığımızda sonuç aynı çıkardı. Bir yıldaki faizlendirme sayısı arttıkça daha yüksek oranlarda faiz geliri elde edildiğini görebiliriz.
           
            Bileşik faiz etkisinin bir sonucu olarak bir yatırımdan elde edilen gerçek faiz oranına efektif faiz oranı denir. Bileşik faiz etkisi dönem sayısının birden fazla olması durumunda ortaya çıkar. Dolayısıyla yılda bir kez faizlendirme yapıldığında nominal faiz oranının efektif faiz oranına eşit olduğu görülür. Yılda birden fazla faizlendirme yapılması halinde efektif faiz oranı nominal faiz oranından daha yüksek olmaktadır. Aynı zamanda faizlendirme sıklığı artıkça efektif faiz oranı da artar.

Efektif faiz oranı nasıl hesaplanır?

Efektif faiz oranını bulmak için yukarıda verilen tablodaki hesaplamaları yapıp sonuca ulaşabiliriz. Ancak bu zahmetli bir yoldur.

Efektif Faiz Formülü
 

Efektif faiz formülü ile hızlıca sonuca ulaşılabilir. Farklı faizlendirme sayıları için efektif faiz oranları aşağıdaki tabloda bulunmaktadır. Yılda bir kez faiz hesaplanacaksa bu bir yıl vadeli hesap açtırmak demektir. Bu durumda efektif faiz oranı nominal faiz oranına eşittir. Burada hesaplama yapmaya aslında gerek yoktur. Matematiksel olarak sonuca nasıl ulaşıldığı görülebilmesi için hesaplanmıştır. Efektif faiz oranı bileşik faiz etkisini ortaya koyduğu için, bileşik faiz de etkisini birden fazla dönemde gösterdiğinden dolayı sonuç böyledir.
Tablodan görüleceği üzere faizlendirme sıklığı artıkça efektif faiz oranı da artmaktadır. Bu noktada en mantıklı gelen tabii ki hesabınıza günlük faizlendirme yapmaktır diye düşünülebilir. Ancak burada üç noktaya dikkat etmek gerekir.
1.      Uygulamada bankalar yukarıdaki örnekte olduğu gibi farklı vadeler için farklı faiz oranları teklif etmektedirler. Dolayısıyla en doğru kararı vermek için her seçeneğin efektif faiz oranını hesaplamak gerekmektedir.
2.      Burada faiz oranlarının değişmeyeceğini varsayarak bu hesaplamayı yapmaktayız. Ancak uygulamada her dönem farklı bir faiz oranı karşımıza çıkabilmektedir.
3.      Vade kararını verirken dikkate almamız gereken bir diğer faktör gelir vergisi kesintisi başka bir ifade ile stopajdır. Zira stopaj oranları farklı vadeler için değişebilmektedir.


Türk Lirası mevduat hesapları 6 aya kadar %15, 1 yıla kadar %12, 1 yıldan uzun vadelerde %10 oranında stopaja tabidir. Stopaj etkisini de bu hesaba dâhil edelim. Bunun için 2017 yılı Şubat ayında Türkiye’nin en büyük bankalarından birinin verilerine bakalım. 3 aylık faiz oranı %8,5 yıllık faiz oranı ise %9,25’dir. İlk önce stopajı dikkate almadan hesaplamamızı yapalım.


3 aylık vade için efektif faiz oranı %8,77 çıkmaktadır. Bu oran yıllık nominal faizden düşüktür. Dolayısıyla bu seçenek avantajlı değildir. Stopaj oranlarını dikkate aldığımızda karşılaştırdığımız iki oran arasındaki fark artacaktır. Çünkü 1 yıllık vadede stopaj daha düşüktür. Nominal faiz oranından stopaj kesintisini yaptığımızda net nominal faiz oranını buluruz. Buna göre 3 aylık vade için net nominal faiz oranı %7,23 iken 1 yıllık vade için %8,14’dür.


Net Nominal Faiz = Nominal Faiz - (Nominal Faiz * Stopaj) 

3 aylık vade için;
Net Nominal Faiz = %8,5 - (%8,5 * %15) = %7,23

1 yıllık vade için;
Net Nominal Faiz = %9,25 - (%9,25 * %12) = %8,14



Efektif faiz oranını stopajı dikkate alarak hesapladığımızda 3 aylık vadenin efektif faiz oranı %7,43 çıkmaktadır. Bir yıllık vade de ise %8,14’dür. Bir yıllık vadeden daha düşük stopaj kesintisi yapılıyor olması, bu seçeneğin avantajlı durumunu daha da artırmıştır. Uzun vadeli faiz oranlarının daha yüksek olmasının (her zaman böyle olmasa da) ve devletin uzun vadeli mevduata daha düşük stopaj uygulamasının nedeninin, tasarruf sahiplerini uzun vadeli yatırım yapmaya teşvik etmek için olduğu belirtilebilir.