26 Nisan 2017 Çarşamba

Kritik Toplantı

Aslında çok da kritik sayılmaz :) Neden? Çünkü Merkez Bankasının bağımsız bir kurum olarak karar alamadığı yönünde bir algı var da ondan. Açayım.

Merkez Bankası kısa vadeli faiz oranlarını belirliyor ve böylece kendisinden fon kullanan bankaların maliyetlerini etkiliyor. Doğal olarak bu durum bankaların kullandıracakları kredilere ve topladıkları mevduata uygulayacakları faiz oranına yansıyor. Tasarruf sahibi mudiler doğal olarak enflasyon oranının üzerinde bir faiz oranı talep ediyorlar ki satın alma güçleri artsın, tasarruf yapmanın kendilerine bir faydası olsun. Bu konuda detaylı bilgi için ilgili yazı okunabilir. Ancak son yıllarda mudilerin satın alma güçleri ya çok az artıyor ya da azalıyor. Bu durum mevduat hesaplarının görece daha az artmasını beraberinde getiriyor. Krediler kısmında ise, Merkez Bankası kurdaki ve enflasyondaki yüksek seyrin geçici olduğu izlenimi verdiği için, bankalar kredi faizlerini çok artıramıyor, bir bekleme durumu söz konusu.

Bugün yapılacak Merkez Bankası PPK toplantısına dair, piyasanın genelinde faiz oranlarının değişmeyeceği yönünde bir beklenti mevcut. Bazıları da Geç Likidite Penceresinde bir miktar artış yapılabileceğini düşünüyor. Aşağıda bulunan grafikte Merkez Bankasının fonlama kompozisyonu yer alıyor. Merkez Bankasının Politika Faizi olarak adlandırılan faiz oranı %8. Ancak Ocak ayının ortalarından bu yana Merkez Bankası haftalık repo ihalesi açmıyor yani bankalar %8 ile borçlanamıyor. Merkez Bankası ağırlıklı olarak bankaları saat 16:00’dan sonra GLP’den fonluyor. GLP faiz oranı ise %11,75. Fonlar ağırlıklı olarak GLP’den kullandırıldığı için Merkez Bankası faizi diyebileceğimiz ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti bu orana yakın oluyor. Son zamanlarda Merkez Bankası faizi %11,50 düzeylerinde. Yani faiz %8 görünüyor ancak gerçekte bu oran %11,50. Örtülü faiz artışından bahsedebiliriz. Yılbaşında %8,28 olan Merkez Bankası faizi 320 baz puan başka bir ifade ile %39 oranında artarak %11,50’ye ulaştı. Merkez Bankası faizi ciddi oranda artırmış olmasına rağmen enflasyon ve döviz kurunda istenen düzeylere ulaşılamadı. Bu durum faiz artışının yeterli gelmemesi ve/veya bu artışın politika faizi ile yapılmamasından kaynaklanıyor. Dolayısıyla enflasyon ve kurda sonuç alabilmek için faizin biraz daha artırılması, daha da önemlisi bunun politika faizi ile yapılması gerekiyor. Çünkü GLP ile yapılan faiz artışının geçici olduğunun bilinmesini, enflasyon beklentilerinin aşağıya gelmesini engelliyor. Zira Merkez Bankası beklenti anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi %9,3 iken, IMF çift haneli bir enflasyon oranı tahmini yapıyor. İzlenen politikanın, kısa vadede Merkez Bankasını fiyat istikrarı hedefine ulaştıramayacağı açık. Merkez Bankası izlediği politika ile amacına hizmet etmekten ziyade, ekonomik büyümeyi önceleyen bir görünüm arz ediyor.



Peki neden Merkez Bankası politika faizini artırmıyor? Referandum belirsizliği ortadan kalktığı için, Merkez Bankası olağanüstü koşullarda kullanılan GLP’yi terk edebilir. Bu da politika faizinin GLP’nin şimdiki düzeylerine, %12 seviyelerine çıkması anlamına geliyor. Böyle bir karar asla, referandum belirsizliği kalktığı için piyasaların olağan duruma döndüğü izlenimini verse, toplantı gerçekten çok önemli bir toplantı haline gelir. Ancak Merkez Bankasının bunu yapmasını kimse beklemiyor. Neden olarak da genelde siyasi baskı gösteriliyor. Öyle olmasa bile, bağımsız olarak karar alması gereken bir kurumun bunu yapamadığı izlenimi dahi, alınan kararların etkisini azaltıyor.
Küresel finans krizinin de etkisiyle enflasyon oranları oldukça düşük hatta negatif seviyelere ulaşmış gelişmiş ekonomilerin, enflasyonu %2 düzeyine çıkarabilmek için faiz oranlarını çok düşük tutuyor olmalarının Türkiye için örnek gösterilmesi ve bu yönde baskı uygulanması, enflasyon oranı çift haneye ulaşmış ülkemizin içler acısı durumunu çok güzel özetliyor…

4 yorum:

  1. Faiz derhal dusurulmelidir. Faizden biktik. Faize karsiyiz haram yemek icmek daha fazla istemiyoruz.
    Bu nedenle yasayla merkez bankasi ozerkligi kaldirilmali merkez bankasi kulliyeye baglanmalidir. Yonetim kurulu uyeleri icerisinde diyanetten insanlarda yer alabilmelidir. Ancak boyle merkez banbkasi faiz lobisine karsi koyabilir faizlere karsi savas acar ve faizleri sifirlayabilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Helal olsun sana sen işi bitirmişsin. Şimdi keynes,marks, smith sağ olsaydı kafalarına sıkarlardı biz nasıl bunu düşünemedik diye

      Sil
  2. Diyanet ten memur gelince faiz helal olabilir mi veya düşük faiz helal mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tefeci faizi haram enflasyon kadar faiz haram ve zulum degildir

      Sil