31 Mart 2017 Cuma

Dolarizasyona Bir Mola mı?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bankacılık sektörünün Şubat 2017’e ait verilerini açıkladı. Bu yazımda bankacılık için önem arz eden göstergeleri ele alacağım. İlk olarak karlılık ile başlayalım. Aşağıda yer alan grafikte bankacılık sektörünün aylık kar rakamları bulunmaktadır. 2017’nin ilk iki ayında bankalar 8,45 milyar kar açıkladılar. Bu rakam 2016 yılının ilk iki ayına göre %86 gibi oldukça yüksek bir artışa karşılık geliyor. Şubat 2017’de elde edilen kar rakamı, Ocak 2017 ile karşılaştırıldığında da %29’luk bir artış söz konusu.


Şubat ayında bankacılık sektörünün toplam aktifleri 2,82 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Toplam aktifler şubat ayında bir önceki aya göre %1,6 azalış gösterirken, geçen yılın şubat ayına göre %16,7 oranında artış kaydetmiştir.    

  
Aşağıda yer alan grafikte krediler ve mevduat hesapları yer almaktadır. Bankacılık sektörünün toplam kredileri Şubat ayında 1,79 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Krediler bir önceki aya göre %0,9 oranında azalış gösterirken, bir önceki yılın aynı ayına göre %18,3 oranında artış kaydetmiştir. Şubat ayında mevduat ise 1,48 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Mevduat bir önceki aya göre %1 oranında azalmış, önceki yılın aynı ayına göre %16,9 oranında artmıştır.


Bir ülkede yerli para fonksiyonlarını tam olarak yerine getirmediğinde, insanlar tasarruf ve yatırımlarında yabancı paralara yönelebilir. Bu durumun yaşandığı süreçlere dolarizasyon adı verilir. Bu konuda daha detaylı bilgi için ilgili yazımı okuyabilirsiniz. Bankalarda yabancı para cinsinden açılan hesaplara da tevdiat hesabı adı verilmektedir. Dolarizasyonun en önemli göstergesi tevdiat hesaplarının toplam mevduat hesaplarına oranıdır. Aşağıda yer alan grafikte tevdiat hesaplarının toplam mevduata oranının Eylül ayında %39 ile en düşük değerinde olduğunu görüyoruz. Dolardaki değer artışına paralel olarak tevdiat hesaplarının oranı artarak Ocak 2017’de %45’e yaklaşmış, Şubat ayında ise bir miktar düşerek %44 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Dolardaki rekor düzeylerin kar satışlarını beraberinde getirmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu düşüşün devam edip etmeyeceği Doların TL karşısındaki değerine bağlıdır.

  
           Doların TL karşısında değer kazanması ile dolarizasyon arasında sıkı bir bağ vardır. Doların değerinin arttığı dönemlerde tevdiat hesaplarına yönelimde artıyor. Türkiye’de 2011 yılında bu yana dolarizasyon yaşandığı söylenebilir. Tasarrufların neredeyse yarısının yabancı para cinsinden tutuluyor olması yerli paraya olan güvenin iyice azaldığının göstergesidir. Türkiye’de 1990’lı yıllarda da benzer bir dolarizasyon süreci yaşanmıştır. Bu konudaki tecrübelerimize bakarak dolarizasyon sürecinin makro ekonomik göstergelere olumsuz etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. Basit bir örnek vermek gerekirse, Doların TL karşısında değer kazanması dolarizasyonu artırıyor, bu da Doların daha da değer kazanmasını beraberinde getirip enflasyon oranlarınızın yükselmesine neden oluyor. Ters dolarizasyon yani insanların yerli paraya yönelmelerinin ise enflasyona, ekonomik büyümeye katkı sağladığını 2002-2011 döneminde gördük.
           

Şubat ayında kredilerin ve mevduat hesaplarının neden azaldığını yorumlamaya çalışalım. Ocak – Şubat aylarında bankaların Merkez Bankası’ndan kullandığı fonların maliyeti yaklaşık %25 oranında arttı. Ancak bankalar kredi ve mevduat faiz oranlarında sınırlı bir artış yapabildiler. Bu süreçte ticari kredi faizleri %5,4, bireysel kredi faizleri de %1,6 oranında arttı. Bankalar faiz oranlarının nerede dengeleneceğini bekliyor, bu yüzden kredi tahsis etmede çok istekli davranmıyor olabilirler. Diğer taraftan mevduat hesaplarından elde edilen reel getiri ise negatif. Bankaların ortalama mevduat faizleri brüt %9 civarında, bundan stopaj kesintisi de yapılıyor diğer taraftan enflasyon oranı ise iki haneli. Bugün bu oranlardan bir mevduat hesabı açılsa ve enflasyon Merkez Bankası beklentileri ile uyumlu olsa bile negatif reel getiri değişmiyor. Yani tasarruf sahiplerinin satın alma güçleri azalıyor adeta tasarruf yaptıkları için cezalandırılıyorlar. Böylece insanlar tasarruftan kaçıyor, tüketim daha cazip hale geliyor. Mevduat hesaplarındaki gerilemenin en önemli nedeninin, anlatmaya çalıştığım üzere, negatif faiz oranları olduğunu düşünüyorum.

2 yorum: